- Dolar: 44.6475 - Euro 52.6282
EUR Alış: 52.6282
EUR Satış: 52.8391

Eğitim

“Eğitimdir ki bir milleti; ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.” Mustafa Kemal ATATÜRK Daha ne kadar uzaklaşacağız gerçek eğitimden? Her alanda eğitimsiziz! Sokakta yürümeyi bilmiyoruz, empati yapmayı bilmiyoruz, ‘kaliteli’ yaşamayı bilmiyoruz, toplu yaşamayı bilmiyoruz, hayatımızla ilgili doğru seçimler yapmayı bilmiyoruz. Üstelik bunları bilmediğimizi de bilmiyoruz. […]


  • Özlem B. Seren - Kasım 10, 2021 -




“Eğitimdir ki bir milleti; ya hür, bağımsız, şanlı,
yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve
sefalete terk eder.”
Mustafa Kemal ATATÜRK

Daha ne kadar uzaklaşacağız gerçek eğitimden?
Her alanda eğitimsiziz! Sokakta yürümeyi bilmiyoruz, empati yapmayı bilmiyoruz, ‘kaliteli’ yaşamayı bilmiyoruz, toplu yaşamayı bilmiyoruz, hayatımızla ilgili doğru seçimler yapmayı bilmiyoruz. Üstelik bunları bilmediğimizi de bilmiyoruz. Hatta aksine her şeyi çok iyi bildiğimizi sanıyoruz; hatta ve hatta bildiğimizi sandığımız konularda çok iddialıyız.
Peki, her şeyi ‘çok iyi bilen birey’, hayatında bilimin, saygının, empatinin, merhametin, kültürün, sanatın, adaletin, paylaşmanın yeri ne kadar?
-Evet, çok az!
Her ne kadar kabullenmek istemesek de yakın çevremize, uzak çevremize, toplumun geneline ve toplumda yaşananlara objektif bir gözle baktığımızda bu gerçeği inkâr etmek mümkün değil. Sokaklarda gözlem yapmak, televizyon kanallarına bakmak, insan ilişkilerine, kendi halimize bakmak yeterli hal-i pür melalimizi anlamak için.
Peki neden böyleyiz? İyi eğitilmiş insanlar olmadığımız için. İçi boşaltılmış eğitim sisteminin kurbanları olduğumuz için. Eğitim sadece okulda değil tabi ki, evde başlıyor temel eğitim. Ama evde bize eğitim veren ebeveynlerimiz de bir türlü dikiş tutmayan eğitim sisteminin kurbanları olduğu için. Atatürk’ün belirlediği eşitliğe dayalı, yaygınlaştırılmış, uygulamaya önem veren, bilime dayalı, laik eğitim anlayışından uzaklaştığımız için.1940’larda açılan gittiği yere ışığını da götüren kalifiye öğretmenler yetiştiren köy enstitülerini kapattığımız için. Sınavlarda geçer puan almayı başarı saydığımız için. Eğitimde başarıyı rakamlara indirgediğimiz için. Atatürk’ün bize miras bıraktığı değerlere yeteri kadar sahip çıkmadığımız için. Diyor ki Celal Şengör: Atatürk’ün bize mirası “aklını kullan” tavsiyesidir. Ona bugün ihtiyacımız var mı sorusunun cevabı da “Atatürk’ü sil, yerine akıl yaz, sonra bu soruyu tekrar sor.” dur. Bugünlerde sık sık bu cevabı hatırlatmalıyız kendimize.
Cumhuriyetin ilk yıllarında %5 olan okuma yazma oranının bugün %95’lere ulaşmış olduğunu görüyoruz. Ama eğitim kalitemizin bu orana paralel ilerlediğini söyleyemeyiz. Çünkü okuma yazma bilmek yeterli değil insanın kendini yetiştirmesi için. İnsan “okur-yazar” olmalı. Ancak o zaman gerçek anlamda kendimizin ve içinde yaşadığımız toplumun farkına varabilir. Kendimizi, yaşantımızı, içinde bulunduğumuz ülkeyi, dünyayı sorgulayabiliriz. Güzel ve doğrunun yanında olur, kıymetini biliriz. İyileri çoğaltabiliriz. Yerimizde saymayı bırakıp ‘muasır medeniyetler’e yaklaşma yolunda ilerleme kaydedebilirsiniz. Çocuk gelinler, kadın cinayetleri, çocuk isçiler, anti demokratik uygulamalar düşer gündemimizden. Toplum olarak insanca yaşamayı başarabiliriz.
Reşat Nuri Güntekin’in Yeşil Gece’sindeki Şahin Öğretmenleri çoğaltıp, Eyüp Hocaları silerek başlamalıyız. Son yıllarda sayıları oldukça artan içi boş üniversiteler açıp üniversiteli işsizler ordumuzu her geçen gün daha da çoğaltmak yerine hayatın her alanında ihtiyaçlar doğrultusunda meslek erbapları yetiştirmek hem ekonomimizi hem de eğitim kalitemizi geliştirecektir.
Ancak o zaman hem davranışsal hem bilimsel hem de kültürel açıdan yetkin bireyler haline getirebiliriz çocuklarımızı. “Fikri hür, vicdani hür, irfanı hür” öğretmenlerin yetiştirdiği özgüveni yüksek nesiller oluşturabiliriz. Onları sınavlara kadar ezber yapan papağanlar olmaktan kurtarabilir, düşünen, sorgulayan, uzmanlık geliştiren gençler haline getirebiliriz. İşte bunları başarabilirsek doğru yoldayız diyebiliriz.
Artık bu döngünün kırılma vakti gelmedi mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir

  • Oktay Çayırlı
  • Kasım 18, 2025
O AN…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
İNADINA CUMHURİYET…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
HİLAL UĞRUNA
  • Sevgi Kokun Çayırlı
  • Kasım 15, 2024
MİLAS’IN KİMLİĞİ ZEYTİN
  • Konuk Yazar
  • Kasım 15, 2024
BİLGE AĞAÇ