- Umut Milas
- Mayıs 5, 2026
Yükleniyor...
Zafer Partisi Milas İlçe Teşkilatı, parti hizmet binasında bir basın toplantısı düzenleyerek, Av. Umut Çakıcı’nın Gençlik Kolları Başkanı olarak atanmasını kamuoyuna duyurdu.
Zafer Partisi Milas İlçe Teşkilatı, parti hizmet binasında bir basın toplantısı düzenleyerek, Av. Umut Çakıcı’nın Gençlik Kolları Başkanı olarak atanmasını kamuoyuna duyurdu.
Seçimlere yaklaştıkça siyasi partilerdeki çalışmalar da hız kazanmaya başladı. Ümit Özdağ başkanlığında 26 Ağustos 2021 tarihinde kurulan, Milas İlçe Teşkilatı ise 14 Ocak 2022’de oluşturulan Zafer Partisi’nin Milas Gençlik Kolları Başkanı Av. Umut Çakıcı oldu.
Gençlik Kolları Başkanı Çakıcı’nın görevlendirmesiyle ilgili parti binasında basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya; İlçe Başkanı Suat Yaşar, ilçe yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Kadın Çocuk ve Aile Politikalarından Sorumlu İlçe Başkanı Nihal Öktür katıldı.
UÇURUMDAN ÖNCE SON ŞANS
Zafer Partisi Milas İlçe Başkanı Suat Yaşar, ülkenin genel durumunun yanı sıra yerel gündeme dair görüşlerini aktardı. İlçe Başkanı Yaşar; “Zafer Partisi’nin uçurumdan önceki son şans olduğunu bir kez daha buradan hem Milaslı, hem de Muğlalı hemşehrilerimize siz basın mensupları aracılığıyla hatırlatıyoruz” diyerek Gençlik Kolları Başkanlığına atanan Av. Umut Çakıcı’nın parti rozetini taktı.
“TÜRK GENÇLİĞİ OLARAK PEK ÇOK ŞEY OLDUK AMA BİR TEK “DEĞERLİ” OLAMADIK”
Zafer Partisi Milas İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı görevine atanan Av. Umut Çakıcı ise ilk açıklamasını yaparak gençlerin sorunlarına değindi.
Çakıcı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün, burada Zafer Partisi Milas Gençlik Kolları Başkanı sıfatıyla sizlerle buluşmaktan şeref duyduğumu belirtmek isterim. Bu göreve beni uygun gördükleri için Sayın İlçe Başkanım Suat Yaşar’a, Yönetim Kuruluna ve Zafer Partisine gönül vermiş her bir dava arkadaşıma saygılarımı ve teşekkürlerimi sunarım.
Bugün Türk Gençleri, hayatın birçok alanında hak ettiği değeri ne yazık ki görememekte ve bu nedenle derin bir acı içinde yaşamaktadır. Genel olarak, 16 yılı aşkın eğitim sürecinde büyük bir özveriyle çalıştık, bize geleceğimizin güvencesi olarak gösterilen büyük sınavlarda her alanda başarımızı ispatladık. Üniversitelerde ve yüksekokullarda dirsek çürüterek gece ile gündüz ayrımını unuttuk. Mühendis olduk, öğretmen olduk, sanatçı ve zanaatkar olduk, hukukçu olduk, hekim olduk, siyaset bilimci olduk, veteriner olduk, tekniker – teknisyen ve daha niceleri olduk. Türk Gençliği olarak pek çok şey olduk ama bir tek “DEĞERLİ” olamadık. Büyük umutlar ve heyecanlarla akıttığımız onca ter ve gözyaşının karşılığında hayata atıldığımız ilk günden itibaren ne yazık ki hep hor görüldük. Hak ettiğimiz görevlere, işlere ve hayata ne yazık ki layık görülmedik. Neden mi? Çünkü biz liyakate inandık, emeklerimizin karşılığını bir gün mutlaka alacağımıza inandık. Ama maalesef olmadı, derin bir hayal kırıklığına uğradık.
TÜRK MİLLETİ DE GENÇ VE DONANIMLI BEYİN GÖÇÜNÜ HAK ETMİYOR!..
Bugün, sahip olmayı umduğumuz değer, huzur ve yüksek refah seviyesinden çok uzakta olduğumuzu, üzülerek söylemek zorundayım. Şunun farkındayız ki; Türk Gençliği bu hayatı hak etmiyor. Türk Gençliği, kendi öz yurdunda öksüz, yetim kalıp yurt dışında; gurbet ellerde, niteliğinin altında işler aramayı hak etmiyor. Türk Gençliği bunu hak etmediği gibi, Türk Milleti de genç ve donanımlı beyin göçünü hak etmiyor! Türk Gençliği, atalarından aldığı kültürel mirasla ve kendi özverisiyle elde ettiği başarılarının karşılığında; yüksek bir refahı, mutluluğu ve huzuru hak ediyor. İşte bu yüzden Türk Gençleri, derin bir acı içinde umudunu kaybetmenin eşiğine gelmiştir. Bu eşikte; bu karamsar ve puslu havada Türk Gençliği hayata tutunacak ve umutlarını yeşertecek bir umut ışığı aramaktadır. İşte tam bu sebeple emin olunuz ki; içinden geçtiğimiz bu süreçte, Türk Gençliği; her gün Büyük Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini okumakta ve onun sözleriyle kendinde güç bulmaktadır.
NASIL BİR HAYATLA KARŞI KARŞIYA KALACAĞIMIZI GÖRMÜŞ OLDUK
Açık yüreklilikle söylemeliyim ki; Atatürk’ün şu sözleri her gün kulağımda çınlamaktadır:
‘Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk İstiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. (…)’ Bugün, ben bir Türk çocuğu olarak, bu sözlerin anlamını ve değerini çok daha iyi anlıyorum. Büyük Atatürk’ün bize; senin en kıymetli hazinendir dediği Türk cumhuriyetinin değerini bugün çok daha iyi anlıyorum. Çünkü Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden uzaklaşıldığında nasıl bir hayatla karşı karşıya kalacağımızı görmüş olduk.
Doğrudan ifade etmek gerekir ki; asırlardır Türk yurdu olan vatanımız bugün sığınmacı ve kaçaklar sorunuyla karşı karşıyadır. Türk Milleti’nin demografik yapısı, stratejik göç mühendisliği ile tehdit altındadır. Bilinmektedir ki, bir devletin üç asli unsuru vardır: Toprak, Nüfus ve Egemenlik. Bu üç asli unsur bir devleti oluşturan birbirinden ayrılamaz unsurlardır. Bu unsurlardan birisi zarar gördüğü takdirde Devletin tümüyle zarar görmesi kaçınılmazdır. Dolayısıyla bugün Türk Milletinin nüfus yapısı tehdit altındaysa, Türkiye Cumhuriyetinin dirlik ve esenliği de büyük bir tehdit altında demektir.
TÜRK GENÇLİĞİ BU SORUNLARIN FARKINDADIR
Türk Gençliği bu sorunların farkındadır. Öyle ki, bu sorunu en çok hissedenler de yine Türk Gençleridir. Türk Gençleri, vatanına misafir olarak gelenler tarafından sokakta taciz ve tehdit edilmekte ve sıklıkla da şiddete maruz kalmaktadır. Türk Gençleri, hak ettiği değeri görmediği gibi bir de kendi öz yurdunda aşağılanmaktadır. Bu sorunun beraberinde getirdiği ekonomik sorunlar da hepinizce malumdur. Tüm bunlarla birlikte; eğitim, sağlık, hukuk ve siyaset gibi toplumun yapı taşı olan alanlarda derin sorunlarla karşılaşan Türk Gençliğinin içi kan ağlamaktadır. Tüm bu sorunların karşısında Türk Milleti ve Türk Gençliği, ne yazık ki yıllardır iki kutuplu bir siyasi yapının içinde sıkışıp kalmıştır. Bu sıkışıklığın içinde, güya gençlerin sorunlarını çözeceğini iddia eden sarı muhalefet partileri de aslında Türk Gençliğinin iradesini yansıtmamaktadır. Çünkü Türk Gençliği, sözde muhalefet eden utangaç siyasetçiler değil Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesini ve Türk çocuklarının haklarını gümbür gümbür savunan cesur siyasetçiler istemektedir. İşte tam bu noktada Genel Başkanımız Sayın Ümit Özdağ’ın önderliğindeki Zafer Partisi, Türk Gençliğinin umut ışığı olarak karşımıza çıkmıştır. Açık yüreklilikle söyleyeceğim ki; Ben hukukçu kimliğimin de etkisiyle eleştirel akla sahip bir Türk çocuğum.
VE İRADEMİ YANSITMADIĞINI DÜŞÜNÜYORDUM
Bugüne kadar ülke siyasetini ve siyaset bilimini yakından takip ettim. Ancak hiçbir siyasi partinin üyesi olmadım, çalışmalarına katılmadım. Çünkü mevcut siyasal düzen içerisindeki hiçbir görüşün inandırıcı olmadığını ve irademi yansıtmadığını düşünüyordum. Bununla birlikte bu şekilde düşünen biri olarak yalnız olmadığımı da biliyordum. Hatta bütün Türk Gençliğinin aynı kaygılara sahip olduğunun da farkındaydım. Şöyle ki; gençlerin, tabiri caizse “kötünün iyisi” şeklinde yaptığı yorumlara sıklıkla rastlıyorduk. Sayın Genel Başkanımız Ümit Özdağ’ı akademisyen olması sebebiyle, yazdığı kitaplar ve makaleler üzerinden önceden beri takip ediyordum. 26 Ağustos 2021 tarihinde Zafer Partisini kurduğunu öğrendiğimde ise bunu heyecanla karşıladım. Uzun bir süre Sayın Genel Başkanımızı ve Zafer Partisini yakından takip ettim ve Parti programıyla politikaları üzerine etraflıca yaptığım değerlendirmeler sonucunda Zafer Partisi saflarına katılmaya karar verdim. Bu benim için bir ilkti. 26 yaşındayım ve hayatımda ilk kez bir siyasi partiyi bu kadar heyecanla karşıladım.
DEVLET YURTLARI VADEDİYOR
Zafer Partisi, bize mucizeler mi vadediyor? Zafer Partisi bize bedava iş, bedava kazanç mı vadediyor? Hayır!.. Zafer Partisi bize gerçekleri vadediyor. Zafer Partisi, Türk Milletinin tehdit altında olan demografik yapısını kurtarmayı vadediyor. Zafer Partisi, sayıları on üç milyonu aşan ve Türk Milletiyle sosyolojik olarak uyum sağlaması mümkün olmayan sığınmacı ve kaçakları topluma entegre etmeyi mi vadediyor? Hayır. Zafer Partisi bize misafir olarak gelenlerin, misafirliğinin bittiği için onları evlerine insani şartlarda göndermeyi vadediyor. Zafer Partisi, Anadolu Kalesi Projesiyle, Anadolu’yu, Türk vatanını kontrolsüz göç dalgalarından korumayı vadediyor. Zafer Partisi, sürdürülebilir planlı kalkınma modeliyle Türk ekonomisini, borç ve tüketim ekonomisinden, üretim ekonomisine çevirmeyi vadediyor. Bize kredilerle ve borçlarla sahte bir zenginlik değil, çalışarak ve üreterek kalkınmayı vadediyor. Zafer Partisi, az zamanda çok ve büyük işler yapmayı, yani çok çalışmayı vadediyor.
Zafer Partisi, dört bölge dört deniz projesiyle vatanın her karış toprağına sanayi kollarını yaymayı vadediyor. Zafer Partisi, yakın zamanda büyük bir deprem riskiyle karşı karşıya olan İstanbul’u, deprem tehdidinden korumayı vadediyor. Zafer Partisi; üniversite öğrencilerine insani şartlarda, tek kişilik odalarda rahatça yaşayıp çalışarak bilim üretebilecekleri devlet yurtları vadediyor.
Zafer Partisi, Türk Milletine Türk Devletini geri vermeyi vadediyor. Kısacası Zafer Partisi, Türk Milletine çok çalışmayı ve bunun karşılığında refahı vadediyor!
CUMHURİYETİ ŞAHLANDIRALIM
Buradan sizlerin aracılığıyla, benim de bir parçası olmaktan şeref duyduğum Türk Gençliğine seslenmek istiyorum:
Genç arkadaşlarım, kardeşlerim! Gün; Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesindeki çağrıya uyma günüdür. Gelin hep birlikte, Zafer Partisi saflarında atalarımızın bize miras bıraktığı bu kutlu Cumhuriyeti şahlandıralım. Gelin hep birlikte Türk Gençliği olarak hak ettiğimiz hayatı kazanalım. Atamızın söylediği üzere; umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Gelin birbirimize umut olalım! Zafer Partisi’ne gelin. Zafer Partisi’nde kimler var diye merak ediyorsanız, size şöyle söyleyeyim: İlkokulda, en ön sırada çıkıp heyecanla andımızı okuyan çocuklar, bugün Zafer Partisinde siyaset yapıyorlar. Ve haykırıyorlar: Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun!”
Gençlik Kolları Başkanı Çakıcı’nın yaptığı konuşma alkışlarla son buldu. Yapılan açıklamaların ardından kısa süreli Milas özelinde gerçekleşen sohbet ile basın toplantısı sona erdi.