- Umut Milas
- Nisan 30, 2026
Yükleniyor...
TBMM Genel Kurulu’nda söz alan İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, deniz turizmi sektöründe yaşanan yapısal sorunlara dikkat çekerek vergi düzenlemelerinden altyapı eksikliklerine kadar birçok alanda düzenleme yapılması çağrısında bulundu.
Ergun, denizcilik ve yat turizminin Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir sektör olduğunu belirterek, yüksek katma değer üretimi, istihdam ve döviz girdisi açısından önemli katkılar sağladığını ifade etti. Ancak sektörün ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.
Vergilendirme sistemine ilişkin eleştirilerde bulunan Ergun, yat turizminin “ulaştırma” kapsamında değerlendirilerek yüzde 20 KDV’ye tabi tutulduğunu, buna karşın benzer hizmet sunan otelcilik sektöründe oranın yüzde 10 olduğunu hatırlattı. Bu durumun rekabet eşitliğini bozduğunu ve sektörün uluslararası pazarda dezavantaj yaşamasına yol açtığını belirtti.
Türkiye’nin rakip ülkeleri olan Yunanistan, Fransa, Hırvatistan ve İspanya’nın vergi avantajları ve güçlü altyapı yatırımlarıyla öne çıktığını ifade eden Ergun, Türkiye’de ise vergi yükleri ve teşvik eksiklikleri nedeniyle sektörün pazar payı kaybettiğini ve döviz gelirlerinde ciddi düşüş yaşandığını kaydetti.
Yat imalatında KDV muafiyetlerinin kaldırılmasının yerli üretimi olumsuz etkilediğini dile getiren Ergun, özellikle artan maliyetlerin ahşap yat üretimini zorladığını söyledi. Altyapı sorunlarına da değinen Ergun, marina kapasitesinin yetersiz olduğunu, bağlama alanlarının sınırlı kaldığını ve yüksek maliyetlerin yatırımcıları zorladığını ifade etti.
Deniz kirliliği, atık yönetimi ve denetim eksikliklerinin çevresel risk oluşturduğunu belirten Ergun, Fethiye–Göcek–Dalaman kıyılarında uygulanan mapa şamandıra projesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Projenin deniz ekosistemini koruma açısından önemli olduğunu ancak sektörün gelir kaybına uğramaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.
Mevzuattaki dağınıklık, kurumlar arası yetki karmaşası ve izinsiz charter faaliyetlerinin sektörde haksız rekabete ve vergi kaybına yol açtığını ifade eden Ergun, nitelikli iş gücü eksikliğine de dikkat çekti.
Uluslararası geçerliliğe sahip bir “Türk Yat Kodu” bulunmamasının yatırım ve finansman süreçlerinde belirsizlik oluşturduğunu belirten Ergun, sektörün rekabet gücünün artırılması için kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı.