- Dolar: 44.6475 - Euro 52.6282
EUR Alış: 52.6282
EUR Satış: 52.8391

“Yerel medya desteklenmelidir!”

Anadolu Medya Buluşması ve Yerel Medya Çalıştayı, 60’dan fazla ilden gelen 400’ü aşkın gazetecinin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayda yerel medyanın desteklenmesi için acil önlemler alınması gerektiği vurgulandı.


  • Umut Milas - Ekim 28, 2021 -




Umut Milas Haber

Anadolu Medya Buluşması ve Yerel Medya Çalıştayı, 60’dan fazla ilden gelen 400’ü aşkın gazetecinin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayda yerel medyanın desteklenmesi için acil önlemler alınması gerektiği vurgulandı.

Marmaris Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Anadolu Medya Buluşması ve Yerel Medya Çalıştayı 60’dan fazla ilden gelen 400’ü aşkın gazetecinin katılımıyla gerçekleştirildi. 15-16-17 Eylül tarihlerinde yapılan çalıştaya Tuncay Özkan, Merdan Yanardağ, Saygı Öztürk, Mustafa Kurdaş,  Barış Terkoğlu gibi önemli isimlerin yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı.

Yerel medya emekçileri, basın meslek örgütleri temsilcileri, gazete sahipleri, radyo ve televizyon çalışanları ile sendika temsilcilerinin katılımıyla yapılan çalıştayda; Gazetecilik ve Sendika, Radyo TV Yayıncılığı ve Sorunları, Anadolu Basını, İnternet Gazeteciliği ve Sosyal Medya, Basın Yasalarının Düzenlenmesi ile Yerel Medyanın Desteklenmesi konuları ana başlıklar halinde ele alındı.

“Utanma da kalmadı”

Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’ın çalıştayın son gününde yaptığı konuşmasındaki “Bir düğünde aynı kıyafeti giyen iki bayan etrafından çekinir, birbirinden uzak noktalarda durmaya özen gösterirler. Oysa bunda utanılacak bir durum yoktur. Ülkemizde ise ele alınacak yüzlerce konu, halkın onca sıkıntısı varken bile aynı manşeti atarak gazete çıkaranlar nedense kimseden utanmaz hale gelmişlerdir” sözleri medyanın içerisinde bulunduğu durumu gözler önüne serdi.

“Yerel basın demokrasinin teminatıdır”

Anadolu basını temsilcileri ile bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise, “Fikir özgürlüğü bizim olmazsa olmazımızdır. Hiç kimse yazdıklarından ve söylediklerinden ötürü cezaevinde olmamalıdır. Özellikle yerel basın demokrasinin teminatıdır ve mutlaka güvenceye kavuşturulmalıdır” dedi.

Basın özgürlüğü ile ilgili sorunların her geçen gün katlanarak arttığı dile getirilen çalıştayda baskıcı uygulamaların basın kuruluş ve çalışanlarının elini kolunu bağladığı ve buna bağlı olarak yurttaşın tarafsız haber alma özgürlüğünün de elinden alındığı, sansürün her biçiminin basın özgürlüğüne vurulmuş bir darbe olduğu ifade edildi.

Medya kullandığı dile özen göstermeli…

Medyanın amacının topluma gerçekleri göstermek olduğunun vurgulandığı çalıştayda şu sözler dile getirildi: “Medyanın kullandığı dil, özellikle sağlıklı toplum düzeni açısından önem taşımaktadır. Şiddeti teşvik etmeyen, terörü ve her türlü savaşı asla özendirmeyen, insanları ayrıştırmayan, ötekileştirmeyen, dini, dili, ırkı ne olursa olsun evrensel değerleri esas alan barış dili tercih edilmelidir.”

Yerel Medya desteklenmelidir…

Basın İlan Kurumu (BİK) tarafından yürütülen Anadolu’daki yerel gazetelerin birleştirilmesi konusunun zorlama ve baskı yoluyla olmaması gerektiği çünkü bu tablonun ‘çok seslilik’ ilkesine ters düşecek sonuçlar doğuracağı vurgulanırken, resmi ilan fiyatlarının arttırılması ve ağır ekonomik baskı altında ayakta kalmaya çalışan yerel medyanın her kolunun desteklenmesi gerektiği ortak noktasında buluşuldu.

RTÜK tek tip yayıncılığın seyircisi…

RTÜK denetimlerinin amacının dışına çıkıp siyasi denetime dönüştüğü konusu da çalıştayın sonunda fikir birliğine varılan konular arasında yerini aldı. RTÜK uygulamaları hakkında şu ifadelere yer verildi:

“RTÜK, yabancı devlet adamlarına hakaret edildiği iddiasıyla televizyon kuruluşlarına yaptırım uygularken, başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve demokrasimizin vazgeçilmez unsurlarından muhalefet partilerine, liderlerine ve milletvekillerine yönelik saygısızlıkları görmezden gelmektedir. Öz denetim ihtiyacı ortadadır. Buna öncülük etmesi gereken RTÜK öz denetimin “öz”ünü bırakıp, “denetim”i öne çıkaran bunu da siyasal iktidarın gücü doğrultusunda yapan bir aygıta dönüştürülmüştür. RTÜK tek tip yayıncılığın seyircisi konumuna gelmiş, tek sesli yayıncılığa prim vermektedir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir