- Dolar: 44.6676 - Euro 52.6576
EUR Alış: 52.6576
EUR Satış: 52.8686

“Sağlıkta Yaşanan Şiddet, Cinsiyet Eşitsizliğinin Bir Göstergesidir”

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, 19 Kasım 2015 tarihinde öldürülen Doktor Aynur Dağdemir’in ölüm yıldönümü nedeniyle Türkiye genelinde ortak bir basın açıklaması düzenledi.


  • Umut Milas - Kasım 20, 2021 -




Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, 19 Kasım 2015 tarihinde öldürülen Doktor Aynur Dağdemir‘in ölüm yıldönümü nedeniyle Türkiye genelinde ortak bir basın açıklaması düzenledi. Türkiye genelinde eş zamanlı olarak düzenlenen ortak basın açıklaması, sağlık çalışanlarının katılımıyla Milas Devlet Hastanesi poliklinik girişindeki Atatürk büstünün önünde gerçekleştirilirken, açıklamada Sağlıkta Şiddet Yasası’nın sorunları gidermede bir işe yaramadığı vurgulandı.
Türk Tabipleri Birliği Muğla Tabip Odası Milas Temsilcisi Dr. Süleyman Koç tarafından okunan açıklamada; “Randevu alamayan, 5 dakikada bir muayene olmaya zorlanan, özel hastaneye başvurmak zorunda bırakılan, her sağlık başvurusunda cebinden parası alınan yurttaşlar sistemin tüm sorunlarını karşılaştığı sağlık personeline yansıtmaktadır. Hâlbuki sistemden ne hekim ne hemşire ne de sağlık personeli sorumludur” diye belirtildi.
Çarpıcı konulara değinilen ortak açıklamanın tamamı şöyledir:
“Dr. Aynur Dağdemir’i anıyoruz, sağlıkta şiddete karşı etkin yasa ve güvenli işyerleri istiyoruz. Türk Tabipleri Birliği olarak başlattığımız mücadele programında her hafta ayrı bir talep ile sesimizi yükselttik, ancak bu hafta bizler için ayrı bir öneme sahip. Samsun’da görev yaptığı esnada birlikte çalıştığı sağlık çalışanının eski eşi tarafından bıçaklanarak katledilen Dr. Aynur Dağdemir’in bugün aramızdan ayrılışının yıldönümü. Dağdemir, çalışma arkadaşını şiddetten korumak isterken öldürüldü. Bu olay, sağlıkta şiddetin ve kadına yönelik şiddetin en can yıkıcı noktasında duruyor sevgili Aynur.

FİZİKSEL ŞARTLAR, ŞİDDETİN ÖNÜNÜ AÇMAKTADIR
Hiçbir kamu kurumuna hatta alışveriş merkezlerine kontrolsüz girilemezken hastanelere akla gelebilecek her türlü zarar verici alet ile girilebilmesini kabul etmiyoruz. Klinikler, yoğun bakımlar, acil servisler, ambulanslar, polikliniklerdeki fiziksel şartlar şiddetin önünü açmaktadır. Bu nedenle güvenli çalışma alanları oluşturulmasının ivedi gereklilik olduğunu ve bütün yöneticilere sağlık çalışanları için güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması konusunda sorumlu olduklarını hatırlatıyoruz.
SİSTEMDEN NE HEKİM NE HEMŞİRE SORUMLU
Şiddete, yalnızca hastaneye başvuranlar tarafından değil ekranlardaki dizilerde, gazetelerdeki köşe yazılarında, politikacıların sözlerinde, idarecilerin baskılarında da tanıklık ediyoruz. Çıkarılan SABİM hattı ile de tüm hekimler Sağlık Bakanlığı tarafından psikolojik şiddete, ağır duygusal yüke maruz bırakılıyor. Acil asistanı olarak görev yaptığı sırada SABİM’e yapılan haksız başvurular gerekçe gösterilerek işyerinde sürekli mobbinge maruz kaldığı için canına kıyan Dr. Melike Erdem, ne yazık ki bu şiddetin en ağır göstergesi olmuştur. Randevu alamayan, 5 dakikada bir muayene olmaya zorlanan, özel hastaneye başvurmak zorunda bırakılan, her sağlık başvurusunda cebinden parası alınan yurttaşlar sistemin tüm sorunlarını karşılaştığı sağlık personeline yansıtmaktadır. Hâlbuki sistemden ne hekim ne hemşire ne de sağlık personeli sorumludur. SABİM hatları ile sorumluluğu üzerinden alıp hekimlere atmak isteyenlere karşı hastalarımız da artık gerçekleri görmelidir.
YAŞANANLAR CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİYLE DE İLİŞKİLİ
Sağlıkta şiddet, genel şiddet ikliminden, siyasetçilerin şiddet üreten politikalarından da ayrı düşünülemez. Özellikle son yaşanan olaylarda erkek hastalar tarafından kadın sağlık çalışanlarına yönelik art arda gelen saldırılara tanıklık ediyoruz, elbette bunların tesadüf olmadığını, toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle ilişkili olduğunu biliyoruz. Bir yandan kadına yönelik şiddete dur demek için İstanbul Sözleşmesi’ni savunurken; diğer yandan hekime, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin sonlanması için etkili ve caydırıcı yasaların çıkması için mücadele veriyoruz.
MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ!
Birlikte çalıştığı sağlık personelinin eski eşi tarafından öldürülmesine engel olan, sevgili Aynur Dağdemir’in cesaretli dayanışmasını büyütmek ve şiddeti bitirmek için birlikte mücadele ediyoruz. Hekimlerin gördüğü her şiddette, yaşamdan hoyratça koparılan her kadında yüreğimiz ve aklımızla söz veriyoruz sana Aynur! Söz veriyoruz Melike’ye, Ersin’e, Kamil’e, Gülnur’a… Artık şiddet doğuran sağlık sisteminde, güvensiz işyerlerinde çalışmak istemiyoruz. Birimizin daha aramızdan alınmasına tahammülümüz yok! Sağlıkta şiddetin ana kaynağı olan neoliberal sağlık politikalarından derhal vazgeçilmesini, Sağlıkta şiddet için Türk Tabipleri Birliği’nin önerileri çerçevesinde etkili yasa çıkarılmasını, sağlık kurumlarında şiddeti önleyen fiziksel değişiklikler yapılmasını, güvenli işyerleri oluşturulmasını, tüm işyerlerinde kadına karşı şiddeti önleme mekanizmaları için etkin politikalar uygulanmasını, İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konup etkili bir şekilde uygulanmasını, iş yaşamında şiddet ve tacize karşı ILO 190 Sözleşmesi’nin imzalanmasını talep ediyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir