- Dolar: 44.6475 - Euro 52.6282
EUR Alış: 52.6282
EUR Satış: 52.8391

Renkler

Halil Bey Bulvarı’nda yürürken portakal ağaçlarının arasına saklanmış Madam Murat evine bakıp güzelliğine hayran olmaya devam ediyoruz. Keşke bu güzelliklerden daha çok olsaydı, keşke geçmişte, mevcut renklerimizi koruyabilseydik. …


  • Özlem B. Seren - Şubat 1, 2022 -




Tek tiplilik mi, çeşitlilik mi? Elbette çeşitlilik. Tek tip giyinmek ister miyiz, tek tip beslenmek ister miyiz, birbirinin aynı evlerde yaşamak ister miyiz, tek tip insanlar olmak ister miyiz?
Eğitimde tek tip okullar mı çeşitlilik mi, tek tip müzik mi çeşitlilik mi, aynı türde kitaplar okumak mı çeşitlilik mi?…. Tüm sorulara cevabımız aynı. Çeşitlilik iyidir, farklı türde besin almak daha sağlıklıdır, farklı yaşam tarzları görmek bizi geliştirecektir, farklı mimariler hayatımızı kolaylaştıracaktır, farklı giyim tarzları işlevseldir, farklı yemek kültürleri ekonomiktir… Kısacası çeşitlilik iyidir. Her açıdan , ekonomik açıdan, kültürel açıdan , sağlık açısından, fikir açısından …. çeşitlilik iyidir. Peki bu gerçek gözümüzün önümüzde böylece dururken niye kendimizle çelişip pratikte uygulamaktan bir mikroptan kaçar gibi, bir hastalıktan kaçar gibi, bir tehlikeden kaçar gibi… kaçıyoruz farklı kültürlerden farklı ırklardan farklı bireylerden, farklı düşünce tarzlarından?
Bir koyun sürüsünü gütmek mi kolaydır, yoksa farklı ihtiyaçları, farklı talepleri, farklı fikirleri olan renkli bir insan grubuna hizmet verebilmek mi? Cevabı sorusunda saklı! Aklını kullanan insanı güdemezsiniz! İşte bu yüzden siyaseten her devrin prim yapan iki temel unsuru inanç sistemleri ve ırkçılıktır. Oldukça kullanışlı aletler, aklıyla değil de duygularıyla yaşayan topluluklar için. Sadece duygularıyla yaşayan insanları manipüle etmek çok kolay. Sadece kendi çıkarlarını düşünen insanı manipüle etmek çok kolay! Cahil, düşünmeyen, öğrenmeye kapalı insanları yönetmek çok kolay. Böyle insanları kurulmuş oyuncak fareler gibi birkaç hamasi söylemle kurup ortalığa salmak çok kolay. Dümeni kırmak istediğinizde iki noktadan birine dokunmak yeterli. Böylece kitleleri birbirine kırdırmak mümkün, evleri caddeleri köyleri yakıp yıkmak mümkün. Toplumda bir korku iklimi yaratmak mümkün. İnsanları yerlerinden yurtlarından ülkelerinden etmek mümkün. İşte bu yüzden tek tipleştirilmeye çalışıyoruz. İdare edilmemiz kolay olsun, kimse sisteme itiraz edemesin diye. Distopyalaşmaya kadar gidebilecek bir yolun üstündeyiz. Ve bu yoldan dönmeliyiz.
Biliyoruz ki geçmişte hayatımıza değer katan çok farklı renkleri vardı bu toplumun. 19. yyda Milas’ta 550 hanelik bir Rum Mahallesi vardı. İkinci azınlık, Musevilerdi. 2000 hanelik toplam nüfusun 30 hanesi Ermenilere aitti. 2022 yılındayız, artık hiç biri yok! Ama Meryem Ana Kilisesi (Kartal Gazinosu) hala ayakta. Madenci Nissim Tarica‘nın evinin kapısının önünden geçerken hayallere dalmaya devam ediyoruz. Halil Bey Bulvarı’nda yürürken portakal ağaçlarının arasına saklanmış Madam Murat evine bakıp güzelliğine hayran olmaya devam ediyoruz. Keşke bu güzelliklerden daha çok olsaydı, keşke geçmişte, mevcut renklerimizi koruyabilseydik.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir

  • Oktay Çayırlı
  • Kasım 18, 2025
O AN…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
İNADINA CUMHURİYET…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
HİLAL UĞRUNA
  • Sevgi Kokun Çayırlı
  • Kasım 15, 2024
MİLAS’IN KİMLİĞİ ZEYTİN
  • Konuk Yazar
  • Kasım 15, 2024
BİLGE AĞAÇ