- Dolar: 44.6475 - Euro 52.6282
EUR Alış: 52.6282
EUR Satış: 52.8391

Kadının Adı Yok*

Yaşın geldi evlen dendi kadına, evlendi. Çocuk doğur dendi, doğurdu. Çok gülme dendi kadına, gülmedi. Sesin çıkmasın dendi kadına, itiraz etme, kocaya-babaya karşı koyma, kafanı kaldırma, sorma, sorgulama! Hep boyun eğ, dendi.


  • Özlem B. Seren - Kasım 24, 2021 -




Bu ülkede ‘kadının adı yok’! Neredeyse hiç olmadı. Din geri plana itti kadını, kadının adı olmadı; erkekler geriye itti, olmadı. Kadınlar birbirlerini çektiler aşağıya yetiştirdikleri erkeklerle, birbirlerinin kuyularını kazarak, kız çocuklarını okula göndermeyip kendi hayatlarının devamını onlara layık görerek… Gelenekti, dindi, töreydi derken kadının adı olmadı hiç. Hep paçasından çekildi kadın. Hep bir adım geride tutuldu.
Yaşın geldi evlen dendi kadına, evlendi. Çocuk doğur dendi, doğurdu. Çok gülme dendi kadına, gülmedi. Sesin çıkmasın dendi kadına, itiraz etme, kocaya-babaya karşı koyma, kafanı kaldırma, sorma, sorgulama! Hep boyun eğ, dendi. Yüzyıllardan beri böyle bu. Şebnem İşigüzel’in İstanbullu Amazonlar kitabının kahramanı Osmanlı Devleti’nin tahta çıkan belki de ilk ve tek -tarihimizden mümkün olduğunca silinmeye çalışılsa da yabancı kaynaklardan varlığını silemediğimiz- kadın sultanı Esma Sultan’ın dediği gibi ’’Erkekler nasıl isterse öyle oluyordu dünya. Öyle yapıyordu kadınlar.’’** Yeniçeri tarafından tahta çıkarılan kadın sultan, hükümranlığını uzun süre devam ettirebilseydi belki Osmanlı Devleti’nin de İstanbullu Amazonların da ve hatta tüm kadınların da kaderi farklı olabilirdi bu coğrafyada. Bugünkü gibi sesini çıkaran kadınlara bıçak darbeleri, kurşunlar… Hak arayan kadınlara mobbing, dayak, zorbalıklar reva görülmezdi.
Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1930 yılında verildi. Kadınların özgürce dolaşabildiği bir ortamda, Selanik’te büyüyen Mustafa Kemal Türkiye topraklarında da kadının toplum hayatı içinde görünür olmasını istediği için önce belediye seçimlerine katılma hakkı verdi kadınlara. Kadınlar muhtar olsun, kadınlar belediye başkanı olsun, toplum içinde söz hakları olsun, ataerkil toplumda erkeklerle eşit kabul görsünler istedi. Yaptığı düzenlemelerin meyvelerini de gördü. Çine /Karpuzlulu Gül Hanım (Atatürk tarafından da ödüllendirilmiştir), Artvinli Sadiye Hanım, Mersinli Müfide Hanım ilk kadın yöneticilerimizdir. 1935 yılında yapılan genel seçimlerde 18 kadın milletvekili meclise girmiştir. Bugün 600 milletvekilinin bulunduğu mecliste sadece 103 kadın milletvekili bulunmakta. Pek çok erkeğin ‘ee daha ne olsun !’ dediğini duyar gibiyim. Olması gerekeni söyleyelim: Finlandiya meclisinde 200 milletvekilinden 93’ü kadın. İsveç’te 349 milletvekilinin 168’ i kadın. Türkiye kadın milletvekili oranında dünyada 117. sırada. Peki ne oluyor, kadın milletvekili sayısını artırınca işler düzeliyor mu? Evet, büyük oranda. Kadının varlığı ve görünürlüğü arttıkça toplumda işler düzeliyor. Erkek egemen toplumdaki vasıfsız erkeklerin egoları törpülendikçe işler düzeliyor. Toplumda kadına verilen eğitim arttıkça hem fiziksel hem mental açıdan daha sağlıklı kız ve erkek çocukları yetişiyor. Toplumda kadının sesi çıktıkça sağduyu artıyor. Kadınlar zekâlarıyla, becerileriyle yetenekleriyle büyük farklılık getiriyor bulundukları ortama.
Yıllardır kadın hakları mücadelesi veriliyor bu ülkede. Ve maalesef 2022’de görüyoruz ki bir arpa boyu yol alamamışız. Yoksa neredeyse her gün kadın cinayeti haberleriyle uyanmazdık güne. Her 8 Mart’ta kadınlar çiçektir deyip bir karanfil veriliyor elimize. Peki, niçin hunharca sökülüp alınıyor hayattan bunca kadın. Kadınlar çiçek, böcek değildir. Kadın kadındır. Erkeklerle eşit haklara sahiptir. Bırakın kadınları binlerce yıllık masallarla uyutmaya çalışmayı. Kadının yeri evi değildir sadece, kadın da güler, eğlenir. Kadının da sesi çıkar, kadın da yönetebilir, yaratabilir, öğretebilir, keşfedebilir. Tıpkı Esma Sultan gibi, Özlem Türeci gibi, İlmiye Çığ gibi…
Kadın çiçek değildir. Kadın kadındır. Taciz etmeyiniz, darp etmeyiniz, öldürmeyiniz!!

*Kadının Adı Yok, Duygu Asena, 1987, Afa Yayınları
**İstanbullu Amazonlar 1809, Şebnem İşigüzel, 2021, İletişim Yayınları

"Kadının Adı Yok*" Yorumları

  1. Ahmet Akgün dedi ki:

    Bizim gibi müsluman ülkelerde kutsal denilen bazı değerlerle kadını yok sayiyorlar.57 müsluman ülkede kadın özgür değildir.Türkiyede secme ve seçilme hakkı nı kullanan kadınlar bu hakkına sahip çıkmalılar.hep düşünmüşümdür kadına şiďdet ve cinayet uygulayan erkeklerin nasıl bir kültürden geldiği araştırılmalı.
    Yani dindar bir ailedemi değilmi diye.
    Hertürlü şiddete karşı olan güzel yüreklere bin selam olsun.
    Herkes uyarmalı
    Kadın dediğin diye cümleye baslayanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir

  • Oktay Çayırlı
  • Kasım 18, 2025
O AN…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
İNADINA CUMHURİYET…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
HİLAL UĞRUNA
  • Sevgi Kokun Çayırlı
  • Kasım 15, 2024
MİLAS’IN KİMLİĞİ ZEYTİN
  • Konuk Yazar
  • Kasım 15, 2024
BİLGE AĞAÇ