- Oktay Çayırlı
- Kasım 18, 2025
Yükleniyor...
17 yıllık eğitim hayatım boyunca pek çok okul, şehir, öğretmen deneyimledim. Haliyle karşısındaki insana etnik kökeni, cinsiyeti, memleketi sebebiyle ön yargılı yaklaşabilecek pek çok insan gördüm. Özellikle sırf kadın olduğu için eğitim hayatına 1-0 geride başlamış ve hayatı boyunca pek çok negatif ayrımcılığı sırtında bir yük olarak taşımış çok kadın arkadaş tanıdım.
Umut Milas Gazetesi, şu ana kadar 29 Ekim ve 10 Kasım gibi Cumhuriyet tarihinde önemli yere sahip iki tarihte çıktı. Üçüncü sayı 24 Kasım’da sizlere ulaşıyorken, ben de bu sefer ajandamız hakkında bir şeyler yazmak istedim.
Görece şanslı bir eğitim hayatı geçirdim çocukluğumda. Bana inanan ve ne olursa olsun benden vazgeçmeyecek bir ailem vardı. Aynı zamanda her şart altında bana güvendiklerini hissettiğim öğretmenlerim de oldu. Yaşım ilerledikçe, en az ailem ve öğretmenlerim kadar asıl arkamda duranın başka bir şey olduğunu fark ettim.
Zorunlu eğitimimde 12 seneyi devlet okullarında geçirdim. 5. sınıfta girdiğim Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı’nı kazandığım için ilköğretim hayatım bitene kadar üç ayda bir cep harçlığı aldım Milli Eğitim’den. Liseyi yatılı okulda okudum. Kaldığım yurda, yediğim yemeğe para vermedim. Yine Milli Eğitim, sınıfta kullandığım kalem ucundan giydiğim pijamaya kadar zaruri ihtiyaçlarımı temin etti her sene. Üniversiteyi devlet okulunda okudum. Yurt bursu sayesinde kaldığım yurda para vermedim, yemekhanemizde fiyatları 2-3 lirayı geçmeyen öğünler yiyerek 5 senemi geçirdim. Şimdi mezun oldum, eğitim hayatıma Ekonomi alanında yüksek lisans yaparak devam ediyorum.
17 yıllık eğitim hayatım boyunca pek çok okul, şehir, öğretmen deneyimledim. Haliyle karşısındaki insana etnik kökeni, cinsiyeti, memleketi sebebiyle ön yargılı yaklaşabilecek pek çok insan gördüm. Özellikle sırf kadın olduğu için eğitim hayatına 1-0 geride başlamış ve hayatı boyunca pek çok negatif ayrımcılığı sırtında bir yük olarak taşımış çok kadın arkadaş tanıdım. Onca baskının sorumlusu aileler ve öğretmenlerin varlığına rağmen, tüm eğitim hayatımızda kadın olduğu için bir öğrencisini arkaya atmayacağına emin olduğumuz bir şey vardı: Cumhuriyet. Çünkü Cumhuriyet “Okuyan kız yoldan çıkar.” demez. “Kadından mühendis mi olur?” demez. “Kız dediğin öyle bir sürü erkeğin içinde oturmayacak.” demez. “Ne işi var başka şehirde, babasının evinde otursun oradan ne okuyacaksa okusun.” demez. “Evlenecek yaşı gelmiş kız üniversiteye mi başlarmış hiç?” demez. Cumhuriyet, yaşımız geldiğinde elimizden tutar, kendi ayaklarımızın üzerinde durduğumuza emin olana kadar da bırakmaz. Bırakmamalıdır da zira.
“Her eğitimli kadının bu cumhuriyete borcu var” sözü Türkan Saylan’a ait. Kendisi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile özellikle dezavantajlı kız çocuklarının bir kardelen misali açmasına ve onları hayatta geri plana atacak zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olacak çok güçlü bir sosyal hareketi başlattı. Elbette parolası cumhuriyetti. Mustafa Kemal ve kurucu kadro bu ülkenin çocuklarına ne bırakmaya çalıştıysa, ona sahip çıkmak için var gücüyle emek sarf etti. Söylemiş olduğu bu söz, beni yetiştiren cumhuriyet için ne yapabileceğime dair bana her zaman ilham ve motivasyon verir.
Bugün bizler de yaşımız 7 olduğunda evlerimizden çıkıp sonunda bağımsız bir birey olacağımız bir yolculuğa başlayabildiysek, kimseye muhtaç olmadan bir hayat sürebileceksek, fikirlerimizi korkmadan çekinmeden okullarda, sınıflarda, kampüslerde, sokaklarda ifade edebileceksek unutmamalıyız ki elimizden ilk tutanlardan biri de cumhuriyetti.
24 Kasım Öğretmenler Günü. Bir çocuğun kardelen olup açacağına dair olan umudunu hiç yitirmeyen, başöğretmenin vasiyetine sahip çıkmış, özellikle bir kız çocuğunun arkasında durulursa çok şeyler başarabileceğine inanmış tüm Cumhuriyet öğretmenlerinin öğretmenler gününü kutluyorum. Borcumuzu hep birlikte ödeyeceğimize dair olan umudumu, Kardelen şarkısının sözlerinden bir kesit ile tazeliyorum:
“Her çiçeğin kar altından güneşe giden masalında
Yaşamak yeniden tazelenir, yeniden anlamlanır
Işığa uzanırken kardelen kış rüyasından
Ümidin mucizesiyle sevince uyanır”