- Dolar: 44.6475 - Euro 52.6282
EUR Alış: 52.6282
EUR Satış: 52.8391

Gözlerimizin Feri Söndü

Elimizde geniş koridorları, geniş odaları olan, çehresi güzel bir hastane var. “Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül muhabbet ister kahve bahane” misali içinde doktor olmayan, doktor randevusu almak için kırk takla atılan, aylar sonrasına verilen MR randevuları olan, Muğla-Aydın-İzmir yolunu aşmadan tedaviyi tamamlayamadığımız içi seni dışı beni yakar hastanemiz tüm Milas halkına hayırlı oldu.


  • Umut Milas - Mayıs 19, 2022 -




Cüzdan boş…
Kredi kartına, takside, kredi ödemesine, ev kirasına, benzine, mutfak masraflarına, elektriğe, suya ve daha sayamadığım bir yığın zaruri ihtiyaca giden emanet paranın varlığı bize rahat nefes aldırır mı? Elbette hayır! Geliriniz giderinizi karşılıyorsa, üstüne üstlük cebinizde üç kuruş da kalıyorsa lütfen ağlamayın (!) çünkü mevcut şartlar altında siz zengin bile sayılabilirsiniz!
Geçinemiyorum diyenler de “Beterin beteri var”, “Bugünlerimize şükürler olsun”, “Biz iyiyiz kötü halde olan ne insanlar var” diyerek yaşananları/yaşadıklarınızı kabullenin.
*
Buzdolabı boş…
Pazardan, manavdan neredeyse tane ile alışveriş yapar hale geldik. Marketten alışveriş yapmak değil, ürünlerin etiketlerine uzun süreli bakmak yordu bizi. Canımızın çektiği ya da gerçekten ihtiyaç olan bir ürüne elimizi uzatırken, sanki patlamak üzere olan bir bombaya dokunuyor gibi hissediyoruz kendimizi.
“Yurtdışında yaşayan insanlar yıllardır alışverişi böyle yapıyor? Fazlası zaten israf, tane ile almak daha iyi?” sözleri beynimize öylesine kazındı ki derinlere inemedik, yaşananları/yaşadıklarımızı kabullendik. Hatta bir adım daha öteye gittik, kendimizi gereğinden fazla masraf yapmakla, israf etmekle suçladık.
Oysa kendimi bildim bileli rahmetli anneannemden duyduğum öğüttür “İşten değil dişten artar” sözü. Annelerimiz değil miydi “arkanda lokma bırakma” sözüyle büyüten bizleri. Bizler ‘idare’ etmeyi, ‘israf etmemeyi’ bugün öğrenmedik ki. Ama net olarak söyleyebilirim ki, ‘zorunlu idare’ etmeyi bugün öğrendik.
*
Arabaların benzin depoları boş…
Arabalarımız gezmek için değil zorunlu hallerde ulaşımı sağlamak için kapımızın önünde ambulans misali nöbette. 17 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak üzere benzin fiyatlarına litre başına 1 lira 70 kuruş zam geldi. Benzinin litre fiyatı 23 liraya dayandı. Ama olsun, “Trafikte fazla araca zaten gerek yok”, “Doğayı, egzoz gazı salınımından koruyoruz”, “Maşallah hepimiz çevreci bireyler olduk, bilinçlendik” cümleleriyle kendinizi rahatlatın ve üst üste acımasızca gelen zamları kabullenin.
Her zam sonrası sosyal medyada dillere pelesenk olan meşhur sözü biz de buradan bir kez daha söyleyelim durumu kabullenişimizin ispatı olarak; “BEN HEP 50 LİRALIK BENZİN ALIYORUM”…
50 lirayla 2000 yılında 59 kuruş litre fiyatıyla 85 litre, 2002 yılında 1 lira 62 kuruşla 31 litre, 2021 yılında 8 lira 40 kuruşla 6 litre, bugün ise SADECE 2 litre benzin alabilme gücümüz olduğunu da hani belki sorgulamamıza yardımcı olur diyerek not edip bu bölümü kapatalım.
*
Hastaneler boş…
“Sağlık alanında çığır açtık” çünkü. Ruhen ve bedenen, eskilerin deyişiyle ‘dipçik’ gibiyiz.
Uzaklardan örnek vermeye gerek yok!
İlçemizdeki 75. Yıl Milas Devlet Hastanesi akıbeti ne olacağı belirsiz bir şekilde yerinde bırakılıp Emek Mahallesi’ne yeni bir hastane yapıldı. Sodra Dağı’ndaki Milas Devlet Hastanesi, 2020 yılında bizlerin hizmetine sunuldu.
Elimizde geniş koridorları, geniş odaları olan, çehresi güzel bir hastane var. “Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül muhabbet ister kahve bahane” misali içinde doktor olmayan, doktor randevusu almak için kırk takla atılan, aylar sonrasına verilen MR randevuları olan, Muğla-Aydın-İzmir yolunu aşmadan tedaviyi tamamlayamadığımız içi seni dışı beni yakar hastanemiz tüm Milas halkına hayırlı oldu.
Hasta doktoru, doktor iktidarı, iktidar doktoru suçlayadursun; sorun ne demeye, çözüm için ne yapılmalı demeye gerek görülmedi.
Vatandaş olarak sistemi sorgulamak yerine lütfen kendinizi sorgulayın.(!) Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın dahi tedavi için Türkiye’yi tercih ettiğini unutmayalım mesela. Adım başı açılan kliniklerin bu kadar rağbet görmesindeki nedenleri sorgulamayalım. Devletin hastanesinde vatandaştan tam not alan bir doktorun yılını doldurmadan gitme arayışlarına ise öylece bakıp kalalım.
Sonuç mu?
“Komşu komşu, huuu” diye başlayan tekerlemede olduğu gibi yandı, bitti, kül oldu…
*
Vatandaşın sırtına ağır vergiler ve zam çuvalları yükleyerek düzelmez bu ekonomi.
Devletin elindeki varlıkları satarak düzelmez bu ekonomi.
Fillerin dövüşmesi, çimenlerin ezilmesi ile düzelmez bu ekonomi.
Yapboz tahtası gibi böyle olmadı, durun bir de şunu deneyelim demeyle düzelmez bu ekonomi.
Mutsuz, yaşam enerjisi kalmamış, bugünlerinden zevk almayan, yarınlarına endişe ile bakan bir topluma bel bağlayarak düzelmez bu ekonomi.
Hele hele vatandaşa psikolojik diktelerde bulunarak hedef saptırmakla asla düzelmez bu ekonomi.
*
Ne diyordu Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati; “Ekonomi rakam işi, ekonomi temenni işi, ekonomi güven işi, ekonomi istikrar işi, ekonomi beklenti işi, ekonomi gözlerdeki ışıltıdır. Benim gözlerimdeki ışıltıyı arkadaşlarım görüyor.”
Bakan Nebati, 17 Mayıs 2022 tarihinde Türkiye Katılım Bankaları Birliği’nin (TKBB) 21. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ise “Şimdi ana hedeflerimizden biri enflasyonun ana sebeplerinden biri olan beklentileri düzenlemektir. Beklentileri el ele vererek, birlikte adımlar atarak, elimizi taşın altına koyarak ve yüreğimizle halledeceğiz” dedi.
Bakan Nebati her konuştuğunda aklıma “Selvi Boylum Al Yazmalım” filmindeki “Sahi emek neydi” repliği geliyor.
SAHİ NEYDİ EKONOMİ?
Gözlerimizde fer kalmadı Bakan Nebati!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir

  • Oktay Çayırlı
  • Kasım 18, 2025
O AN…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
İNADINA CUMHURİYET…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
HİLAL UĞRUNA
  • Sevgi Kokun Çayırlı
  • Kasım 15, 2024
MİLAS’IN KİMLİĞİ ZEYTİN
  • Konuk Yazar
  • Kasım 15, 2024
BİLGE AĞAÇ