- Dolar: 44.6475 - Euro 52.6282
EUR Alış: 52.6282
EUR Satış: 52.8391

Bağ

21. yüzyıla girmişiz üniversitelerimiz özerk değil, cumhuriyetin kuruluşunun üstünden 100 yıl geçmiş ‘milletimizin hayat damarlarından biri olan sanat’ kirli ayaklar altında, ‘Köylü milletin efendisi’ iken bugün ‘köylü’ kalmamış, ziraat bitmiş.


  • Özlem B. Seren - Mart 18, 2022 -




Tarihimiz şanlı zaferlerle dolu. Çanakkale Zaferi, İnönü Muharebesi, Dumlupınar Zaferi, Büyük Millet Meclisi’nin açılması, Cumhuriyetin ilanı… onlarca zafer, Mustafa Kemal’i, şehitlerimizi andığımız onlarca özel gün.
Geçen hafta her 12 Mart’ta olduğu gibi İstiklal Marşımızın kabulünü ve Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u andık. Bugün Çanakkale Zaferi’ni, Gazi Mustafa Kemal’i ve mücadele arkadaşlarını, şehitlerimizi anıyoruz. Rahmetle anıyoruz, saygıyla anıyoruz, sadece anıyoruz. Bütün il ve ilçelerde törenlerle anıyoruz! Görevlendirilmiş bir okulun haftalar süren çalışmaları üzerinden anıyoruz. Öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin özverili çalışmaları sonucunda hazırladıkları törenlerle anıyoruz. Belki tören esnasında biraz etkileniyoruz, hakkıyla hazırlanmış bir programsa belki tüylerimiz diken diken oluyor, gözlerimiz buğulanıyor. Resmî erkan geliyor. Alkışlıyor, tebrik ediyor, gidiyor. Her sene böyledir bu.
Ekranlara çıkıp konuşanlara, bir kürsü bulup eline bir mikrofon geçirenlere bakıyoruz “Yüce Türk milletinin büyüklüğünü, vatanın kıymetini” anlatan nutuklar dillerinden düşmüyor. Peki, bu aziz vatan toprakları için ne yapıyoruz? Çanakkale Savaşı’nda erkeklerle birlikte mücadele eden kadın piyadeleri, keskin nişancıları, Fransız denizaltısını vurarak karaya oturtan Topçu Müstecip Onbaşı’yı, Çanakkale Savaşı’na katılan ilk Türk hemşire Safiye Hüseyin’i, 250’şer kiloluk üç topu sırtında taşıyan Seyit Onbaşı’yı rahmetle ve minnetle anarak görevimizi yerine getirmiş oluyor muyuz? Cumhuriyet tarihimizin sayfalarını altın harflerle yazan atalarımıza layık olmamız da gerekiyor mu? Onların attıkları temelin üstüne bir tuğla da biz koyabildik mi? Dürüst, adil, saygın kendini eğitebilmiş insanlar olabildik mi, topluma toplu iğne başı kadar bir faydamız dokundu mu? Yoksa harcı binlerce şehidimizin kanlarıyla karılmış cumhuriyetimizin temellerine dinamit mi döşüyoruz? Hep kendi küçük, basit çıkarlarımızın, kendi boş, şişkin, koca egomuzun peşinden mi sürükleniyoruz. Tolstoy’un dediği gibi “Kendi mutluluğundan başka hedefi olmayan kötü insanlardan mıyız? Aklımızı sadece kurnazlık için kullanan ahlaksız cahillerden miyiz?” Eğer öyleysek vay halimize! Tarihimizle bağlarımız çoktan kopmuş demektir. Ülke sevdamız siyasetten başka bir şey değildir.
21. yüzyıla girmişiz üniversitelerimiz özerk değil, cumhuriyetin kuruluşunun üstünden 100 yıl geçmiş ‘milletimizin hayat damarlarından biri olan sanat’ kirli ayaklar altında, ‘Köylü milletin efendisi’ iken bugün ‘köylü’ kalmamış, ziraat bitmiş. Özgürlük mücadelesi veren şehitlerimizi anarken bir de bakıyoruz buğdaydan petrole, mısırdan doğalgaza doğunun-batının esiri olmuşuz. Bakıyoruz ‘din’ adıyla yapılan her şey mübah! Din ve devlet işleri birbirine karışmış. Mustafa Kemal’in kendini emanet ettiği Türk tabipleri yurtdışına gitmek zorunda kalmış. Kutlu yurt topraklarının ağaçları, nehirleri, dağları talan edilmiş. Nerede kaldı büyük kurtarıcı Mustafa Kemal, aziz şehitler; nerede kaldı iman dolu göğsünü serhad yapmış yiğitler…
Bu ülkeyi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmadığımız, tam bağımsız güçlü bir ülke haline getirmediğimiz; ilimde, sanatta, ekonomide çağdaşlarımızı yakalamadığımız sürece bu cumhuriyeti kuranlara da vatan toprakları için şehit olanlara da borcumuzu ödemiş sayılmayız. Bu vatanın gerçek evlatları çalmayan çırpmayan, ahlaklı, erdemli, çalışkan, üretken, dürüst insanlardır. Resmi törenlerde istediğimiz kadar boğazımızı yırtalım. Zira internetten copy-paste yapılmış ya da birilerine ısmarlama yazdırılmış günün anlam ve önemini belirten sahte konuşmalarla sadece kendimizi kandırırız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir

  • Oktay Çayırlı
  • Kasım 18, 2025
O AN…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
İNADINA CUMHURİYET…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
HİLAL UĞRUNA
  • Sevgi Kokun Çayırlı
  • Kasım 15, 2024
MİLAS’IN KİMLİĞİ ZEYTİN
  • Konuk Yazar
  • Kasım 15, 2024
BİLGE AĞAÇ