- Oktay Çayırlı
- Kasım 18, 2025
Yükleniyor...
Bugün zeytin ağacını kesenler değil, kesimine engel olmaya çalışanlar cezalandırılıyor. Bunu ne doğa, ne tarih, ne gelecek nesiller, ne de vicdanlı insanlar kabul edecektir.
Yunan mitolojisine göre, tanrılar kralı Zeus Attika şehri için bir yarışma düzenler. Kendisine en değerli hediyeyi sunana kentin koruyuculuğunu verecektir. Yarışmaya Zeus’un kızı bilgelik tanrıçası Athena ve denizler tanrısı Poseidon katılır. Poseidon, üç başlı mızrağını denize saplar. Denizden bir at çıkar. Savaşta yenilmeyecek bu güçlü atı Zeus’a armağan eder.
Athena ise mızrağını bir kayaya vurur. Kayadan barış ve bereketi simgeleyen zeytin ağacı çıkar. Zeytin ağacının muazzamlığı karşısında başta Zeus olmak üzere tüm tanrılar ve tanrıçalar etkilenir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Athena’nın hediyesi beğenilir. O günden sonra kentin koruyucusu unvanını alan Athena’nın adı Atina kentine verilir. Bilgelik tanrıçası Athena, zeytin ağacını barışı ve medeniyeti simgelediği için insanlara armağan eder. Efsaneye göre Poseidon bile zeytin ağacından o kadar etkilenmiştir ki hediyenin üstünlüğünü kabul eder. Bunun üzerine Athena zeytin ağacından bir dal kırıp Poseidon’a verir ve aralarında barış sağlanır.
Sadece Yunan mitolojisinde değil Mısır kültüründe de kutsal kitaplarda da bahsedilmektedir zeytin ağacından. İlk insanla birlikte başladığı kabul edilmektedir zeytin ağacının macerasının. Bütün ağaçların ilki zeytin ağacı barışın, kutsallığın, bilgeliğin, saflığın, yeniden doğmanın, bolluğun simgesidir. Bugün zeytin ve zeytinyağı, sofralarımızın vazgeçilmezi. Sağlığımız için adeta mucize bir iksir. Üretiminde ilaç kabul etmeyen, kuraklığa dayanabilen, bulunduğu bölgenin ekolojik dengesini koruyabilen uzun ömrüyle “ölümsüz ağaç” unvanını hak etmiş şifa kaynağımız. Binlerce insanın geçim kaynağı. Ülke ekonomisinin önemli ihracat ürünü, Akdeniz ve Ege’nin yaz-kış yeşilliğine katkı sağlayan kendini yetiştirme özelliğine sahip mucizevi bir ağaç. Tarihi ilk insana dayanan, faydaları saymakla bitmeyen, bakım bile istemeden kendini büyütebilen bu ağaçla zoru nedir şeytanlaşmış insanların? Yüzlerce, binlerce yıl ayakta kalabilen zeytin ağaçlarının kıymeti yolla, santralle, kömürle, betonla ölçülebilir mi? Barışın simgesi zeytin dalının rantın, gücün, haksızlığın, çeteleşmiş bir güruhun itibarsız ayakları altında ezilmeye çalışılması ne acı!
Solon’un kanunlarına göre zeytin ağacını kesenler ölümle cezalandırılırdı. Bugün zeytin ağacını kesenler değil, kesimine engel olmaya çalışanlar cezalandırılıyor. Bunu ne doğa, ne tarih, ne gelecek nesiller, ne de vicdanlı insanlar kabul edecektir.
“Yaşamayı ciddiye alacaksın,
………
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı
Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
Yaşamak yanı ağır bastığından.”*
Yaşamak ciddi iş kardeşim! Bizim kömüre, ranta, muktedire, çetelere verilecek değil ağaç tek bir zeytin tanemiz bile yok!
Zeytinime dokunma!
*Nazım Hikmet, Yaşamaya Dair.