- Dolar: 44.6676 - Euro 52.6576
EUR Alış: 52.6576
EUR Satış: 52.8686

Zeytin ve Emekçisi

Dağlar taşlar aşmaktır. Dalına dokunmadığın, yerden bir kez olsun toplamadığın, öğle molası olduğunda kendini yere atıp, normal zamanda “ben bunu hayatta yemem” dediğin yemeğin dibini sıyırırken kendini görmediğin sürece ne olduğunu anlayamayacağın koca bir emektir.


  • Sevgi Kokun Çayırlı - Ocak 18, 2022 -




Anneme…

Sizin hiç zeytin tanesi irileşmedi, irileşemedi diye üzülen, “yazık buncağızlar napsın, yağmur mu yağdı da gelişsin” diyen, eline aldığı zeytin tanesiyle sevgi bağı kuran bir yakınınız oldu mu? Benim oldu, annem…
Bizim buralarda kutsaldır zeytin.
Emektir en başta, hem de tarifi mümkün olmayan bir emek.
Şifadır, bin bir derde deva olan.
Lezzettir, damak tadıdır, yemeği yemek yapandır.
Elleri ağartan, saçları paklayandır.
Düğündür mesela… Erkek için ev, takı; kız için mobilyadır.
Yardımlaşmanın en güzel örneği, elbirliğidir.
Berekettir.
Kışın yorgunluğudur.
Sabahın ilk ışıkları, havanın ayazıdır. Yağmur çisentisi bile olsa “ha gayret az kaldı”dır.
Yorgunluğun üstüne yenilen kuru ekmek olsa tat verendir.
Demli bir çay, acı bir kahvedir.
Barıştır, yüzyıllardır kabul gören.

Dağlar taşlar aşmaktır. Dalına dokunmadığın, yerden bir kez olsun toplamadığın, öğle molası olduğunda kendini yere atıp, normal zamanda “ben bunu hayatta yemem” dediğin yemeğin dibini sıyırırken kendini görmediğin sürece ne olduğunu anlayamayacağın koca bir emektir.
Sadece ağaca değil, kurda kuşa, kaplumbağaya olan sevgidir. Onların hakkını ya dalda ya yerde bırakmaktır.
Arasına giren taneyi almak için taşı kaldırdığında, orada yaşayan canlıların kımıldanışlarını görür görmez o taşı olabildiğince yavaş tekrar aynı yere geri koymaktır. Anlayacağınız yaşama saygıdır.
Bir yandan toplarken bir yandan ezmemek için yoğun uğraş verdiğinizdir.
Elinize her diken battığında, parmak uçlarınızdaki sızı canınıza geçtiğinde dahi bırakamadığınız, çalışmaya devam ettiğinizdir.

Doğaya değer vermek, onu olabildiğince korumak, temiz tutmaktır. Piknik yerleri ‘insan’ tarafından çöplüğe dönüştürülürken, dağ başındaki zeytinlikler onlarca emekçisiyle tertemizdir. Yediğin portakalın kabuğunu yere atamaz, içtiğin çayın bardağını, yediğin bisküvinin paketini toplarsın. Çünkü zeytin emekçisi bilir ki doğaya, ağaca ne kadar saygı gösterirsen, doğa da bir o kadar cömert olur insanoğluna.

Her gün uğraş verip bir an önce bitsin, dalından dökülmesin, asitlenmesin diye bel ağrısı, kol ağrısı dinlemeden uğraş verirken havanın bir anda kapatıp ama üç gün ama beş gün yağmura dönmesine asla üzülmemektir. Ağaçlar, çiçekler, hayvanlar ve elbette insanlar için yaşamdır su. İşte bu nedenle işinin yarım kalmasını dert etmeyip, yağmuru sevinçle karşılamaktır.

Şiirdir, edebiyattır zeytin. Cemal Süreyya “Şelaleye düşmüştür zeytinin dalı; Celaliyim Celalisin Celali” derken; Tuncel Kurtiz’in en son seslendirdiği ve zeytin emekçisine ithaf edilen Ölmez Ağacının Son İnsanları’nda “Ben ağaçların hepsini severim ama zeytin ağacı bir başka. Her şeyden önce simgeledikleriyle. Yapraklarıyla barış, altın sarısı yağıyla mutluluktur …” diye bahsediliyor zeytinden.
Nazım Hikmet 1947 yılında kaleme aldığı Yaşamaya Dair 1 dizelerinde “Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından” diyerek yüreklerimize dokunurken, Attila İlhan “Yaşamak türkü söyleyip zeytin toplayanları seyretmekti” demiştir…
İşin özü büyük bir ilham kaynağıdır zeytin.

Dün neyse bugün de öyle olan, umarız yarın da öyle olacak olandır. Çünkü insana saygı, doğaya saygıdır, ölümsüz olandır zeytin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir

  • Oktay Çayırlı
  • Kasım 18, 2025
O AN…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
İNADINA CUMHURİYET…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
HİLAL UĞRUNA
  • Sevgi Kokun Çayırlı
  • Kasım 15, 2024
MİLAS’IN KİMLİĞİ ZEYTİN