- Dolar: 46.2400 - Euro 52.9725
EUR Alış: 52.9725
EUR Satış: 53.1848

Yatcaz Kalkcaz, Yatcaz Kalkcaz, Yatcaz Kalkcaz Hooopp Sonra!

Milas basınında dahi, “Ahlaksız Gülşen” denilerek haber yapıldı. Gerisini siz düşünün artık!
Neyin ahlaksızlığı, kime göre ahlaksızlık?
Ahlaksız diye nitelendirenler önce “Ahlak nedir?” onun tanımını yapmalı çevresindekilere.


  • Umut Milas - Ağustos 31, 2022 -




Din ve ahlak eğitimi verdiğini iddia eden Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği ile bağlantılı olduğu söylenen evlerde kalan 45 çocuk onlardan sorumlu olan bir öğretmen tarafından cinsel istismara maruz bırakıldı. Bu 45 çocuktan 10 tanesi tecavüz raporu aldı ve bu raporlar dava dosyasına da girdi. 2012-2015 yılları arasında çok sayıda çocuğa istismarda bulunan şahıs 2016’da tutuklandı.
Eski Aile Bakanı Sema Ramazanoğlu’nun yaşanan mide bulandırıcı olay karşısında söyleyecek bir çift laf bulamaması ve bir kere yaşanmış olması nedeniyle olayı, kurumu karalamak için gerekçe olarak kabul etmemesi yaşanan çirkinliğin üzerine mum dikti.
“Gerekçe olarak kabul edilmesi için bu şekilde kaç olay yaşanması gerekiyor?” soruları havada uçuşup “Bir kereden bir şey olmaz” ifadesi sosyal medyada hızla yayılınca “Yapılan açıklama bazı basın yayın organları tarafından çarpıtıldı” tarzında yorumlar fazlasıyla yapıldı.
Geçmiş olayları tiftiklemesini seven biri olarak Ramazanoğlu’nun basının önüne çıkarak yaptığı açıklamayı tekrar izledim. Ramazanoğlu harfi harfine, “Bu olay, bizim hizmetleriyle her zaman gurur duyduğumuz bir vakıfla ilişkilendirilmek istendi ki bu vakfımızda bir süre görev yapmış. Onun da ne kadar süre olduğu vakıf çalışanlarımız tarafından açıklandı. Her zaman kötü niyetli insanlar, her zaman bazı işleri suiistimal edebilen insanlar olabiliyor. Bunun bir kere rastlanmış olması hizmetleriyle ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz.” açıklamasını yapmış.
Evet, “Bir kereden bir şey olmaz” dememiş ama dolaylı yoldan demek istemiş.
*
Sosyal Doku Vakfı Başkanı sözde İlahiyatçı Nurettin Yıldız, “Evlilik için bir yaş söz konusu değildir. 10 yaşında, 7 yaşında, 6 yaşında, 78 yaşında, yaşıyorsa 135 yaşında bir insan, evlenmeye adaydır. Ne küçük yaşta olduğu için, ne büyük yaşta olduğu için, nikâha engel bir durum yoktur. Eğer reşitse, kendi imzasını atacak yaştaysa kendisi evlenir, reşit değilse velisi tarafından evlendirilir.” sözleriyle ne derece sapkın düşüncelere sahip olduğunu ispatladı.
Nurettin Yıldız bu sözlerin ardından tutuklanmadı. Üstelik arama motorlarında adı “din adamı” olarak geçmeye de devam ediyor.
*
Adana’nın Pozantı İlçesi’nde cinsel tacize uğradığı iddia edilen E.S.’nin davasında sanık sandalyesindeki cami imamı onca iddiaya karşın tutuksuz yargılandı.
*
Cezaevine giren hükümlülerin bir bölümü farklı gerekçelerle “denetimli serbestlik” adı altında salıverildi. Dış dünyaya uyum sağlaması beklenen bu denetimli serbest kişilerin birçoğu tekrar suç işleyerek cezaevine geri döndü.
*
Boşandığı ya da ayrı yaşadığı eşini öldürmekle tehdit eden caniler “delil yetersizliği” nedeniyle dışarıda gezmeye, çoluğuna çocuğuna korku salmaya devam ettiler, ne acı ki etmeye de devam ediyorlar.
Hırsızlık yaptılar, serbest kaldılar.
Cinayet işlediler, serbest kaldılar.
Tehditler savurdular, serbest kaldılar.
Bu liste burada kalmaz uzar gider.

*
26 Ağustos 2022 tarihinde ise Gülşen tutuklandı.
Hem de jet hızıyla.
Üstelik sosyal medya üzerinden hızla yayılan sözlerinden rahatsızlık duyanlardan ve bu sözlere tepki gösterenlerden özür dilemiş olmasına rağmen.
“Videodaki söylemimden rahatsızlık duyan ve incinen herkesten özür diliyorum. Daha başka bir dil bulmalıydım, bulacağım.” sözleri ‘iyi hal’ olarak kayda değer bulunmadı.
Gerekçe neydi?
“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik, aşağılama”.
Son yapılan düzenlemeye kadar, cinayet suçlaması ile yargılanmak üzere çıktığı mahkeme salonuna giden sanıkların takım elbise giydiği ve kravat taktığı için “sanığın iyi halinin göz önünde bulundurulması” gerekçesi ile ceza indirimi aldığını da hesaba kattığımızda yapılan özrün bir değer taşımadığını da görmüş olduk.
*
Sonuçta ne oldu?
Ağızdan çıkan sözlerin ‘neden’ söylendiği ve ‘nasıl’ bir ortamda söylendiği sorgulanmadı!
İki kişi arasında geçen diyalog büyüdü, büyüdü gündem oldu.
Yaşanan bütün krizler unutuldu, Gülşen konuşuldu.
*
“Söylenen söz doğrudur” demiyorum.
Ancak bu sözlere karşılık verilen cezayı kesinlikle onaylamıyorum.
Her şeye sessiz kal, görmezden gel.
Sonra büyütüle büyütüle ayyuka çıkarılan bir ‘cümle’ üzerine kör gözler görmeye, sağır kulaklar duymaya başlasın ve bu söyleme bölücülük densin, din düşmanlığı densin, halkı galeyana getirmek densin, ülkeyi kutuplaştırmak densin.
Yetmemiş gibi yok kıyafetiydi, yok sahne danslarıydı, yok saçıydı, yok başıydı diyerek saldır babam saldır.
Konuşmaya mecali olmayanların bile söyleyecek ne çok sözü varmış meğer söz konusu Gülşen olunca.
Magazini iliklerine kadar kanıksayan bu kişiler meğerse siyaseti de magazin üzerinden yapıyor, yapmak istiyormuş.
Milas basınında dahi, “Ahlaksız Gülşen” denilerek haber yapıldı. Gerisini siz düşünün artık!
Neyin ahlaksızlığı, kime göre ahlaksızlık?
Ahlaksız diye nitelendirenler önce “Ahlak nedir?” onun tanımını yapmalı çevresindekilere.
*
Her zaman söylüyorum, yine söylüyorum.
Elbet bir gün gelecek, adalet gerçek anlamda yerini bulacak.
Elbet bu devran böyle gitmeyecek.
Elbet keser dönecek, sap dönecek.
Yalakalık yapanların, eğriye doğru diyenlerin de devri bitecek.
Ne zaman mı?
Yatcaz kalkcaz, yatcaz kalkcaz, yatcaz kalkcaz hooopp sonra!
*
Veee yazımızın yayına hazırlandığı dakikalarda, 29 Ağustos 2022 tarihinde avukatların tutukluluğa itirazını değerlendiren bir üst mahkeme Gülşen’in tutukluluk halinin ‘ev hapsine’ çevrilmesine karar verdi.
Bakalım bundan sonra neler olacak, neler gündemi meşgul edecek?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir

  • Oktay Çayırlı
  • Kasım 18, 2025
O AN…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
İNADINA CUMHURİYET…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
HİLAL UĞRUNA
  • Sevgi Kokun Çayırlı
  • Kasım 15, 2024
MİLAS’IN KİMLİĞİ ZEYTİN
  • Konuk Yazar
  • Kasım 15, 2024
BİLGE AĞAÇ