- Umut Milas
- Mayıs 21, 2026
Yükleniyor...
M.Ö. 4. yüzyıla tarihlenen, Karia Satrabı Hekatomnos’a ait olmasıyla dünya arkeoloji tarihinin en önemli keşiflerinden biri kabul edilen Hekatomnos Lahdi’nin replika eseri ile Hekatomnos Portreleri Fotoğraf Sergisi, Milas’taki Uzunyuva Anıt Mezarı ve Müze Kompleksi’nde düzenlenen törenle ziyarete açıldı.
Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) tarafından bu yıl belirlenen “Bölünmüş Bir Dünyayı Birleştiren Müzeler” teması kapsamında gerçekleştirilen açılış programı, Milas’ın binlerce yıllık kültürel mirasına dikkat çekti.
DÜNYA MİRASININ NADİR PARÇALARINDAN BİRİ
Gerek mimari dehası gerekse yüksek sanatsal nitelikli kabartmalarıyla dünya mirasının en nadide eserlerinden biri olarak gösterilen Hekatomnos Lahdi, arkeoloji çevrelerinde “Yüzyılın Buluşu” olarak değerlendiriliyor.
UNESCO kriterleri çerçevesinde evrensel değeri tescillenen eser, fiziksel koşulları nedeniyle ziyarete kapalı tutulurken, bilimsel verilere sadık kalınarak hazırlanan replika çalışmasıyla ilk kez ziyaretçilerle buluştu.
Milas’ın antik çağdaki adıyla Mylasa, Karia uygarlığının en önemli kentlerinden biri olarak tarih boyunca medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Uzunyuva Hekatomneion Anıt Mezarı ise bu zengin geçmişin en görkemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
“MÜZELER, İNSANLIĞIN ORTAK VİCDANIDIR”
Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı yapan Milas Müze Müdürü Ali Yalçın, müzelerin yalnızca eserlerin korunduğu mekânlar olmadığını vurguladı.
Yalçın konuşmasında, Uluslararası Müzeler Günü kapsamında katılımcılarla bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Bugün yalnızca bir etkinlikte bir araya gelmiyoruz. Geçmiş ile geleceğin, kültür ile insanın ve hafıza ile toplumun yeniden buluşmasına tanıklık ediyoruz” dedi.
MÜZELER BİR TOPLUMUN HAFIZASIDIR
Müzelerin yalnızca taşın, toprağın ya da eski eserlerin korunduğu yapılar olmadığını vurgulayan Yalçın, “Müzeler bir toplumun hafızasıdır; bir medeniyetin sesi, bir şehrin ruhu, insanlığın ortak vicdanıdır. ICOM tarafından belirlenen ‘Bölünmüş Bir Dünyayı Birleştiren Müzeler’ teması da tam olarak bunu anlatmaktadır” ifadelerini kullandı.
Bugün dünyanın birçok yerinde insanların savaşlar, göçler, ayrışmalar ve kimlik çatışmaları nedeniyle birbirinden uzaklaştığını belirten Yalçın, müzelerin ise insanları ortak bir geçmişte yeniden buluşturan sessiz ama güçlü köprüler kurduğunu söyledi.
“MİLAS ORTAK HAFIZANIN EN KADİM ŞEHİRLERİNDEN BİRİ”
Milas’ın bu ortak hafızanın en kadim şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken Yalçın, antik çağın en önemli Karya kentlerinden biri olan Mylasa’nın binlerce yıldır kesintisiz yaşamın sürdüğü, her katmanında ayrı bir hikâye taşıyan özel bir coğrafya olduğunu ifade etti.
“Bu topraklarda yalnızca taşlar değil; inançlar, gelenekler, sanat, mimari ve insanlığın ortak birikimi yaşamaktadır” diyen Yalçın, Uzunyuva Hekatomneion Anıt Mezarı’nın da bu mirasın en görkemli tanıklarından biri olduğunu belirtti.
Yaklaşık 2 bin 400 yıl önce Karia Satrabı Hekatomnos adına inşa edilen bu anıt mezarın yalnızca bölge için değil, dünya arkeoloji tarihi açısından da son yüzyılın en önemli keşiflerinden biri olarak kabul edildiğini vurgulayan Yalçın, açılışı yapılan Hekatomnos Lahdi replika eserinin ise yalnızca bir sergileme unsuru olmadığını söyledi.
“BİLİMİN, SANATIN VE TEKNOLOJİNİN ORTAK ÜRÜNÜ”
Yalçın, replika çalışmasının kültürel mirasın korunması, anlaşılması ve toplumla daha güçlü bağlar kurabilmesi adına yürütülen önemli bir bilimsel yaklaşımın ürünü olduğunu belirterek, “Geçmişin izlerini günümüz teknolojisi ve bilimsel veriler ışığında yeniden görünür kılan bu eser, ziyaretçilerimize tarih ile daha yakın ve daha güçlü bir bağ kurma imkânı sunacaktır” dedi.
Bu çalışmanın aynı zamanda kültürel mirasın yalnızca korunmasının değil, erişilebilir hale getirilmesinin ve gelecek kuşaklara doğru yöntemlerle aktarılmasının önemini ortaya koyduğunu ifade eden Yalçın, “Kısacası bu çalışma; bilimin, sanatın, teknolojinin ve kültürel mirası koruma iradesinin ortak ürünüdür. Çünkü biliyoruz ki bir eseri korumak kadar onu insanlara anlatabilmek de çok değerlidir” diye konuştu.
Fiziksel koşulları nedeniyle ziyarete kapalı olan ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Hekatomnos Lahdi’nin, bilimsel sadakatle hazırlanan replika çalışması sayesinde bugün ziyaretçilerle buluşmasının mümkün hale geldiğini söyleyen Yalçın, projeye katkı sunan Alper Çınar, Gökhan Yılmaz ve sanatçı heykeltıraş Asilbek Patidinov’a teşekkür etti.
“MÜZELER GEÇMİŞİ SAKLAYAN DEĞİL, YENİDEN KONUŞTURAN YERLERDİR”
Konuşmasında müzelerin toplumsal etkisine de dikkat çeken Yalçın, “Belki de bugün burada bir çocuk ilk kez tarihle göz göze gelecek. Belki bir genç, geçmişine dair aidiyet hissini ilk kez burada hissedecek. Belki de bir ziyaretçi, bu toprakların taşıdığı büyük mirası ilk kez bu kadar derinden fark edecek. İşte müzelerin gerçek gücü tam da burada başlıyor” ifadelerini kullandı.
“Müzeler geçmişi saklayan değil; geçmişi yeniden konuşturan yerlerdir” diyen Yalçın, çocuk atölyeleri, Kültür Koruyucuları eğitim programları, sergiler ve kültürel etkinliklerin bu nedenle ayrı bir önem taşıdığını belirtti.
Milas Müze Müdürlüğü olarak yalnızca eser koruyan bir kurum değil, aynı zamanda kültürel hafızayı toplumla buluşturan yaşayan bir yapı olmayı hedeflediklerini ifade eden Yalçın, Milas’ın sahip olduğu eşsiz mirası bilimsel çalışmalar, eğitim projeleri ve çağdaş müzecilik anlayışıyla daha görünür hale getirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
SANATÇILARA PLAKET TAKDİM EDİLDİ
Müdür Yalçın’ın yaptığı konuşmanın ardından Şeref Sarıçelik’in desteğiyle hazırlanan replika eserin açılışı, törene katılan protokol üyeleri tarafından gerçekleştirildi.
Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Toprak ve Milas Müze Müdürü Ali Yalçın, projeye emek veren sanatçılar ve destekçilere plaket takdim etti.
Açılış programı, “Karia’dan Milas’a” Resim Sergisi ile Kültür Koruyucuları Eğitim Programı etkinlikleriyle sona erdi.