- Umut Milas
- Haziran 17, 2026
Yükleniyor...
İMEAK Deniz Ticaret Odası Bodrum Şube Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Dinç, son günlerde gündemden düşmeyen “Cennet Koyu” ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “bu bölgede yapılması planlanan inşaat, dünyanın dört bir yanından gelen turistleri ağırlayan koyumuzda hem sürdürülebilir turizme hem de doğal yaşama zarar verecektir” ifadelerine yer verildi.
İMEAK Deniz Ticaret Odası Bodrum Şube Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Dinç, son günlerde gündemden düşmeyen “Cennet Koyu” ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “bu bölgede yapılması planlanan inşaat, dünyanın dört bir yanından gelen turistleri ağırlayan koyumuzda hem sürdürülebilir turizme hem de doğal yaşama zarar verecektir” ifadelerine yer verildi.
Bodrum’un en değerli bölgesinde yer alan 678 bin metrekarelik arazinin Özelleştirme İdaresi’nden satılarak yapılaşmaya açılmasının ardından birçok kesimden tepki sesleri yükselmeye başlamıştı.
Konuyla ilgili İMEAK Deniz Ticaret Odası Bodrum Şube Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Dinç de yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi.
“Bodrum bölgemizde Gölköy Mahallesi Cennet Koy’ da 678 bin metrekarelik alanda turistik tesis ve rezidans yapılması planlanan bir durum ile karşı karşıyayız.
1960’lardan günümüze artırarak ve kendimizi geliştirerek sürdürdüğümüz deniz turizmi faaliyetleri kapsamında yıllardır günlük tur olsun Charter tekneleri olsun her sezon binlerce teknenin uğrak yeri olan bu bölgede yapılması planlanan inşaat, dünyanın dört bir yanından gelen turistleri ağırlayan koyumuzda hem sürdürülebilir turizme hem de doğal yaşama zarar verecektir.
Turizmin stratejik sektör olarak kabul edildiği ülkemizde Bodrum’ un 1 numaralı geçim kaynağı olan deniz turizmi için son sığınaklardan biri olan bölgede faaliyet gösteren teknelerimiz on binlere istihdam sağlamakta. Her yıl artarak devam eden deniz turizmi faaliyetlerinin, Bodrumumuzun ve ülkemizin kalkınmasına katkısı yadsınamaz iken kapasitemizi daraltacak bu gibi yapılaşmaların ve getireceği zenginliklerin hiç kimsenin hayrına olmayacağı açıktır. Tekne ve ziyaretçi sayılarımız artarken bu teknelerin ziyaret edebileceği koyların ve kapasitemizin azalması istemediğimiz durumların başında gelmektedir.
Bütün bunların yanında bir diğer önemli husus da deniz kirliliği konusu. Denizlerimiz, düşünülenin aksine, denizcilik faaliyetlerinden ziyade karasal faaliyetlerle daha fazla kirlenmektedir. Yapılaşma ile gelen fiziki kirlenmenin yanında görsel kirlilik de göz ardı edilemeyecek boyuttadır.
Bu hususta, ülke turizminde önemli bir payı olan Mavi Yolculuğu sekteye uğratacak bu ve bunun gibi projelerde Devletimiz tarafından gerekli hassasiyetin gösterileceğine inancımız tamdır.”