- Dolar: 45.5993 - Euro 53.0852
EUR Alış: 53.0852
EUR Satış: 53.2979

Şehrin Daireleri

Milas ilçemizde bile kısa süreli periyotlarda şehir merkezi, “çarşı” diyebileceğimiz alışveriş odaklı mekânlar hızla değişiyor. 20 sene önce şehrin göbeğiydi dediğimiz yerler zamanla âtıl hale gelebiliyor. Ya da şehir hiç tahmin etmeyeceğimiz yönlere doğru genişleyebiliyor.


  • Sonnur Baş - Eylül 29, 2022 -




Bu yazımda Kent Sosyolojisi alanına çok önemli katkılar yapmış bir bilim insanından, sonra da onun günümüz kent yaşamını doğrudan etkileyen fikirlerinden bahsedeceğim. Konumuz Ernest Burgess’in “Ortak Merkezli Daireler” fikri.
Özellikle İstanbul gibi büyük kentlerimizde, kentleri anlamanın büyük bir önemi var. Sadece İstanbul değil, bu senaryolar, hızla gelişen her şehre uyarlanabilir. Milas ilçemizde bile kısa süreli periyotlarda şehir merkezi, “çarşı” diyebileceğimiz alışveriş odaklı mekânlar hızla değişiyor. 20 sene önce şehrin göbeğiydi dediğimiz yerler zamanla âtıl hale gelebiliyor. Ya da şehir hiç tahmin etmeyeceğimiz yönlere doğru genişleyebiliyor. Şehrin neresi merkez olmalı? İnsanlar nerede yaşamalı? Bu değişim nasıl ve hangi yönde gerçekleşir? İşte Burgess tam da bu noktada devreye giriyor ve “şehrin dairelerini” açıklıyor.
Bir şehir büyümesi sadece kalabalıklaşması, daha fazla betona sahip olması demek değildir. O şehrin ruhu, insanların yaşam tarzı da derinden etkilenir. Burgess bu büyümeyi, “Ortak Merkezli Daireler” ile açıklar. “Mekânsal değişiklik sürecinde insan toplulukları yer değiştirmekte, konut ve iş mekânı kullanımlarında farklılıklar olmaktadır. Kent merkezinin yakınında geçiş bölgesini oluşturan; merkezin istilasıyla bozulma ve çevre kalitesinde düşüş gözlenir. Burası düşük gelir gruplarının yaşadığı, suç oranlarının arttığı bir mekân haline gelmiştir. Mekânsal hareketlilik, sosyal anlamda bozulmanın nedeni olmuştur.” (Güllüpınar, 2013: 63)
Burgess, bir şehrin merkezinin etrafında git gide genişleyen 5 adet daire çizer. Her dairenin rolü ve işlevi farklıdır. 1. daire, kabaca “çarşı” olarak adlandırabileceğimiz kentin merkezidir. Genellikle iş merkezlerinden ve tüketim yapılabilecek lokasyonlardan oluşur. İlk başta ekonomik açıdan iyi görünse de, sosyolojik anlamda bir tehdit olabilir: bu bölge devamlı çevresindeki yerleşim bölgelerini tehdit ederek genişlemek ihtiyacı duyar. Çarşıya yakın yerde ikamet etmenin bir bedeli, evinizin ve mahallenizin de her an bu keşmekeşe dahil olması, apartmanınızda dükkanlar açılması riskidir.
İşte tam da bu noktada 2. daire başlar. İkinci daire daha fakirdir ve çöküntü alanlarından oluşabilir. Bu düzensizliğin getirdiği çarpık kentleşme ve ani yığılmalar, genellikle şehre yeni gelmiş, çalışmaya gelmiş insanların mahallesi olur. Hâlihazırda o yörenin insanı olan vatandaşlar buralarda oturmak istemezler. Yeni göçmenlerin ve dar gelirli insanların oturduğu bir bölge olarak nitelendirilebilir. Şehrin ticari aktiviteleri bu bölgeye doğru genişledikçe bölgenin eski kullanıcılarını taşınmak zorunda bırakmaktadır; bölgedeki arazi ve konut değerlemesi çok hızlı değişir.
3. daire, hala şehir merkezine yakın olması gereken ama bir miktar uzaklaşıp nefes almayı başarabilmiş orta sınıf içindir. Para kazanmak mecburiyeti ve ulaşım olanaklarının kısıtlılığı ile şehir merkezinden çok da uzaklaşamazlar. Ama en azından 2. çemberdeki düzensizlikle aralarına mesafe koyma umudu taşırlar.
4. dairede gelir seviyesi git gide artarken, bu bölgedeki insanlar için de yeni tüketim merkezleri oluşur çünkü şehirden git gide uzaklaşmaktadırlar. Genelde daha yüksek gelir grubuna dahil memurlar, orta-üst gelir grubuna mensup bireylerin yaşadığı görülür. Şehrin dışına doğru kurulmuş AVM’ler, yaşam merkezleri daha çok bu kitleleri hedef almıştır.
Ve son katman, 5. çember ise banliyö grubu olarak bilinir. Tabii Türkiye’de banliyö kültürü neredeyse hiç yaygın değil ancak şöyle özetleyebiliriz: şehrin çok dışında kendisine yeni bir mahalle, yaşam alanı kurmayı başarabilmiş zenginlikte insanlar ve onların bahçeli havuzlu evlerinden oluşan ferah mahalleleri. Aynı zamanda da şehrin merkezine gitmek istediğinde özel arabası ile tüm katmanları pas geçip istediğine erişecek zenginlikte bireyler.
Bir sonraki yazımda bu daireleri ve dairelerin arasındaki ilişkiyi daha detaylı ele alacağım. Çünkü kentin yaşayan, nefes alan bir yapı olduğu ve bir insan gibi capcanlı yaşadığı unutulmamalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir

  • Oktay Çayırlı
  • Kasım 18, 2025
O AN…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
İNADINA CUMHURİYET…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
HİLAL UĞRUNA
  • Sevgi Kokun Çayırlı
  • Kasım 15, 2024
MİLAS’IN KİMLİĞİ ZEYTİN
  • Konuk Yazar
  • Kasım 15, 2024
BİLGE AĞAÇ