- Oktay Çayırlı
- Kasım 18, 2025
Yükleniyor...
Görev süreleri bitince ortalıktan kaybolan, yakın çevresi hariç halkla kaynaşmayan, halkın ona verdiği güçle mecliste koltuk sahibi olduğunu unutan kişilerin Alaaddin’in Sihirli Lambası’ndan çıkıp meydanlara dökülmesi çok ama çok komik bir tablo ortaya koyuyor.
“Erken seçim söz konusu değil” sözüyle akıllardaki soru işaretleri giderilmiş olsa da önümüzdeki seçim takvimi olası bir değişiklik olmadığı sürece bugünden belli. 18 Haziran 2023 Pazar günü Genel Seçimler ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak.
*
18 Haziran 2023…
Hemen hemen bir yıllık bir süreç var önümüzde…
Zamanın su gibi akıp geçtiğini hesaba katarsak, göz açıp kapayıncaya kadar geçecek bir süreçten bahsediyoruz.
Bir önceki Türkiye genel seçimleri ve cumhurbaşkanlığı seçiminin, 24 Haziran 2018’de gerçekleştiğini ve üzerinden koskoca 4 yıl geçtiğini düşündüğümüzde kalan bir yılın stresli, yorucu ve tempolu bir atmosferde geçeceği gün gibi aşikârdır.
*
Bugün gündemde sizlere, beni fazlasıyla rahatsız eden bir durumdan bahsetmek istiyorum. Eminim birçoğunuz da benimle aynı fikirdesiniz ya da yazıyı okuyunca yazdıklarıma bir nebze de olsa hak vereceksiniz.
Gündemimiz, geçmiş dönem milletvekilleri…
Bu noktada bildiğiniz birkaç bilgiyi yinelemek istiyorum sizlere.
Milletvekili kime denir?
Halk tarafından genel oyla yasama meclisine seçilen temsilciye “milletvekili” diyoruz.
Yani milletvekili, bizlerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne temsilci olarak gönderdiğimiz kişilerdir.
Millet kime denir o zaman?
Ben, sen, o…
Herkes…
Halktır millet…
Söz hakkı verendir millet…
Yetki verendir millet…
*
Ziyaretlerde, törenlerde, siyasi kalabalığın olduğu etkinliklere hiç dikkat ettiniz mi yakın zamanda? Ya da bu tür etkinliklerle ilgili yapılan haberlerin fotoğraflarına, haber metinlerine hiç göz gezdirdiniz mi?
Adını sanını hatta yüzünü unuttuğumuz “geçmiş dönem milletvekilleri” seçim sürecine girilmesi ile birlikte birden bire gün yüzüne çıktılar.
“Ramazan pidesi” gibi diyeceğim ama pide bile yılda bir karşımıza muhakkak çıkıyor.
Görev süreleri bitince ortalıktan kaybolan, yakın çevresi hariç halkla kaynaşmayan, halkın ona verdiği güçle mecliste koltuk sahibi olduğunu unutan kişilerin Alaaddin’in Sihirli Lambası’ndan çıkıp meydanlara dökülmesi çok ama çok komik bir tablo ortaya koyuyor.
Samimi olmayan,
İnandırıcılığı olmayan,
Güven taşımayan,
Anlamsız bir tablo.
*
Oysa sosyal bir sorumluluğu vardır milletvekili olmanın. Oldum bitti, görev sürem doldu geçti değildir, olmamalıdır.
Milletvekili olan ya da olacak kişinin yüz kaslarının tam çalışması gerekir mesela. İçten bir gülümseme ile selamlayabilmelidir vatandaşı.
Vatandaşın omzuna dokunup “merhaba” diyebilmelidir.
Görev süresi geçse dahi kendisine yetkiyi kimlerin verdiğini asla unutmamalıdır.
5 yıl bitti hadi bana müsaade demek yerine, seçilirken sarf ettiği sözlerin arkasında her daim durmalı, vefalı olmalıdır.
*
Çocukları sevmeyen bir öğretmen,
Hasta görünce kaçacak yer arayan bir doktor,
Azarlamayı marifet bilen bir idareci ne kadar donanımlı olursa olsun nasıl ki gerçek anlamda başarıya asla ulaşamayacaksa, vatandaştan kopuk olan milletvekili de unutulup gitmeye razı olmalıdır.
Tıpkı tek derdi makam, maaş, emeklilik olan geçmiş dönem protokol milletvekillerinin unutulup gittiği gibi…