- Dolar: 47.0609 - Euro 53.8137
EUR Alış: 53.8137
EUR Satış: 54.0293

Öğretmen

Unutulmamalıdır ki başarılı nesiller yetiştirmek istiyorsak önce onları eğitecek insanların yaşam ve çalışma şartlarını iyileştirmeliyiz. Öğretmenlere kariyer değil, itibar vermeliyiz!


  • Özlem B. Seren - Ağustos 13, 2022 -




“Öğretmenlik kutsal meslektir”, “Öğretmen annedir, babadır, toplumun mimarıdır”, Öğretmenler irfan ordusunun kıymetli üyeleridir”, “Öğretmenler kelebektir”, “Öğretmenler çiçektir, böcektir”… Her 24 Kasım’da öğretmen güzellemesi yaparız biz. Öğretmenleri sevgi, saygı, hürmetle anar; bize bir harf öğretenin kölesi olacak kadar bilgiye değer verdiğimizi söyler; Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan gittiğimizi de belirtmeyi unutmayız. Her 24 Kasım’da! Sonrası… “Öğretmenler aldıkları maaşa şükretsin”, “Öğretmen çocuğuma yüksek not versin”, “Öğretmen okulun angarya işlerini de yapsın”, “Öğretmen itiraz etmesin”, “Öğretmen ne söyleniyorsa onu yapsın”!
Son yıllarda tıpkı sağlık sistemi gibi eğitim sisteminin de içi boşaltılmaya başlandı. Sürekli değişen müfredatlar, sürekli değişen sınav sistemleri, sürekli değişen sınıf geçme yönetmelikleri… eğitime faydadan çok zarar getirdi. Bu sistemle üniversite sınavından 0 (sıfır) çekme oranımızı yükselttik, liseden mezun olan öğrencinin kapasitesini oldukça düşürdük, her şeyi (özellikle eğitimi) bilen veli sayımızı yükselttik, örgün eğitime devam zorunluluğunu esnettikçe esnettik. Eğitim açısından sonuç: vahim; eğitimciler açısından sonuç: öğretmenin itibarı da yaşam kalitesi de yerle yeksan!
Belki duydunuz belki haberiniz yok yeni bir uygulama geliyor öğretmenler için. Meclisten geçirilen Öğretmenlik Meslek Kanunuyla artık öğretmenler de sınava tabi tutulacak. Kariyer basamaklarında farklı sıfatlar edinecekler. Şartları oluşturanlar “uzman” ya da “başöğretmen” unvanlarını alacak. Şartları sağlayamayanlar “öğretmen” olarak göreve devam edecek.
Zaten devam etmekte olan ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen gibi aynı işe, aynı emeğe farklı ücretlerin ödendiği çarpık uygulamalarla darbe almış eğitim sistemindeki yaralar şimdi de “başöğretmen”, “uzman öğretmen” gibi yeni unvanlar ve ücret farklılıklarıyla derinleştirilecek.
Hani öğretmenlik saygın meslekti, tüm öğretmenlerimiz alanlarında uzman eğitimcilerdi. Bunu sadece sizler söylemiyorsunuz, bizler söylemiyoruz. Anayasada da böyle yazıyor: 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 43. maddesine göre; öğretmenlik, devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel ihtisas mesleğidir. Eğer öyleyse bu yeni uygulamaların amacı nedir? Eğer anayasa yanlış söylüyorsa şimdiye kadar bu yanlıştan niçin dönülmedi ve onlarca kuşak heba edildi? Kafamda deli sorular!
Hepimiz çocuklarımızın en iyi öğretmenlerin elinden en şahane eğitimi alıp çok çok başarılı olmasını istiyoruz. Dolayısıyla bundan sonra eğitimlerinin de en uzman, en başöğretmen tarafından verilmesini istememiz çok doğal! En en başöğretmenin sınıfına düşmezsek vay halimize. Hatta Allah muhafaza uzmana bile denk gelemeyebiliriz. Gitti bizim çocuğun eğitim hayatı. “Öğretmenler”in elinde heba olacak çocuk. “Başöğretmen”in elinde tıp fakültesi kazanacak çocuk “öğretmen”in elinde ancak iki yıllık bölüme gidebilecek. Eyvah! Eyvah! Artık “öğretmen”lik yetersiz eğitimci anlamına gelecek; ne kadar onur kırıcı, ne kadar acı verici, ne kadar mesleğe zarar verici bir tutum.
Öğretmenlik dayanışma mesleğidir. Öğretmen Meslek Kanunu’yla öğretmenleri ayrıştırmaya, sınıflandırmaya, etiketlemeye dönük uygulamalar öğretmenler odasındaki huzuru, iş barışını bozacak. Sadece öğretmenler arasında değil öğretmen-veli, veli-idareci öğretmen-öğrenci arasında çok büyük sorunların oluşmasına sebep olacak.
KPSS’nin (belki de başka diğer sınavların) güvenirliğinin tartışıldığı, soruların çalındığı, sınavların iptal edildiği bu günlerde öğretmenlere sınav yapıp uzmanlıklarını ölçeceğiz öyle mi? Öğretmenlerin düşük maaş, yetersiz ek ders, konut, ulaşım, psikolojik ve fiziksel şiddet, liyakat, itibar kaybı gibi pek çok sorununu görmezden gelip daha büyük sorunlar getirecek olan Öğretmen Meslek Kanunu’ndan derhal vazgeçilmelidir. Öğretmenlik mesleği hem yaşanmakta olan süreç hem de eşitlik ilkesine aykırı uygulamalarla değersizleştirilmemelidir. Unutulmamalıdır ki başarılı nesiller yetiştirmek istiyorsak önce onları eğitecek insanların yaşam ve çalışma şartlarını iyileştirmeliyiz. Öğretmenlere kariyer değil, itibar vermeliyiz!
Öğretmen işinde uzmandır. Rahat bırakın da işini yapsın!

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir

  • Oktay Çayırlı
  • Kasım 18, 2025
O AN…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
İNADINA CUMHURİYET…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
HİLAL UĞRUNA
  • Sevgi Kokun Çayırlı
  • Kasım 15, 2024
MİLAS’IN KİMLİĞİ ZEYTİN
  • Konuk Yazar
  • Kasım 15, 2024
BİLGE AĞAÇ