- Umut Milas
- Haziran 17, 2026
Yükleniyor...
Türk Basınının usta kalemlerinden merhum Uğur Mumcu için anma programı düzenlendi.
Türk Basınının usta kalemlerinden merhum Uğur Mumcu için anma programı düzenlendi.
ADD Milas Şubesi tarafından 24 Ocak 1993 tarihinde, evinin önünde uğradığı alçakça bir saldırı sonrası hayatını kaybeden Uğur Mumcu için düzenlenen anma programında konuşan Şube Başkanı Mehmet Ateş; “Cumhuriyet ve onun kazanımlarını yok etmek için var gücü ile saldırı halindeler. Bu İŞİD kafalı gericiler başta Kurucu Genel Başkanımız Prof. Muammer Aksoy, olmak üzere, Kalpaksız Kuvayı Milliyecimiz Uğur Mumcu, Kurucumuz Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter, Eşref Bitlis, Gn. Bşk. Yardımcımız Ahmet Taner Kışlalı, üyemiz Necip Hablemitoğlu, Em. Md. Ali Gaffar Okkan ve adını sayamadığım birçok aydınımızı, devrimci vatanseverlerimizi katlettiler” diyerek tüm demokrasi şehitlerini unutmadıklarını ve unutturmayacaklarını söyledi.
YİNE ATAPARK‘TA ÖLÜMSÜZ ÇINARIN ALTINDAYIZ
Atapark’ta düzenlenen anma programı saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı. Atatürkçü Düşünce Derneği Milas Şube Başkanı Mehmet Ateş yaptığı konuşmada şunları söyledi.
“Bir Adalet ve Demokrasi Haftası’nda daha, yine Atapark‘ta ölümsüz çınarın altındayız. Emperyal güçler ve hain işbirlikçilerinin alçakça işledikleri cinayetlerle aramızdan aldığı başta Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy, 30 yıl önce bugün 24 Ocak 1993 te Kalpaksız Kuvvayı Milliyeci Uğur Mumcu olmak üzere tüm devrim şehitlerimizi anmak için toplanmış bulunmaktayız. Öncelikle katılımınızdan dolayı ADD adına teşekkür ederim.
ENGELLEMELERİNE RAĞMEN KURTARILDI BU VATAN
Sevgili Dostlar Anadolu coğrafyası ilkçağlardan itibaren ilerici, aydınlanmacı, çağdaş insanların yaşadığı coğrafyadır. Kadim kültüre sahiptir. Ne yazık ki 16 yıldan sonra Anadolu coğrafyasındaki modern kültür yerine Arap kültürü dediğimiz bedevi kültür egemen olmaya başlamıştır. Dili Arapçalaştırılmış, giyim, kuşamı kısacası kültürü değiştirilmiş, özünden sökülüp atılmaya çalışılmıştır. Bu değişim sonucunda verimli Anadolu topraklarında yaşayan halkımız fakirleşmiş, yokluk, yoksulluk Anadolu’nun kaderi olmaya başlamıştır. Anadolu halının bu duruma düşmesinin en büyük nedenlerinden başında yönetim şekli ve başa gecen yöneticilerin akla ve bilime önem vermemesidir. Bu kötü gidişin sonucunda Anadolu coğrafyası işgal edilmiş, emperyal güçler tarafından paylaşılmıştır.
Yukarıda da belirtiğim üzere Anadolu Kadim kültüre sahip bir coğrafyadır. İçinde hainler barındırdığı kadar İlerici, vatansever, akla ve bilime önem veren, tam bağımsızlıkçı ‘Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini. Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini” diyebilen Mustafa Kemaller, İnönüler başta olmak üzere birçok devrimci vatansever kişiler de yetiştirmiştir, Anadolu coğrafyası. Sözün kısası kurtarıcı ve kurucu Liderimiz Atatürk ve silah arkadaşları fili ve kültürel işgali son vermek amacı ile 19 Mayıs 1919 da başlattıkları Kurtuluş savaşı ile önce fili, sonra da kültürel işgali son vermişlerdir. Tabi ki kolay olmamıştır. Anzavur Ahmetler, Delibaş Mehmetler, Çapanoğlu Edipler, ve bunlara destek veren dahili ve harici iş birlikçilerinin engellemelerine rağmen kurtarıldı bu vatan.
Fili işgalden kurtulmak kadar kültürel işgalden de kurtulmak gerekirdi. Yoksa tekrardan başa dönülmesi apaçık belli idi. Kültürel işgalden kurtulmak için birçok devrimler yapılmaya başlandı. Yine kolay olmuyordu. İskilipli Atıflar, Dürrizadeler Delibaş Aliler yine ortaya çıktılar. Gencecik Subayımız Kubilay katlettiler.
AZİZ HATIRALARI ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUM
Saygıdeğer Atatürkçüler, Ulu Önderimizin 1920’lerde başlattığı aydınlanma ve kültürel işgale son verme mücadelesi hala daha başarıya ulaşmış değil. Karşı devrimciler, ikinci cumhuriyetçiler hiç boş durmuyorlar. Son 40 yılda daha da azgınlaştılar. Laik Demokratik Cumhuriyet ve onun kazanımlarını yok etmek için var gücü ile saldırı halindeler. Bu İŞİD kafalı gericiler başta Kurucu Genel Başkanımız Prof. Muammer Aksoy, olmak üzere, Kalpaksız Kuvayı Milliyecimiz Uğur Mumcu, Kurucumuz Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter, Eşref Bitlis, Gn. Bşk. Yardımcımız Ahmet Taner Kışlalı, üyemiz Necip Hablemitoğlu, Em. Md. Ali Gaffar Okkan ve adını sayamadığım birçok aydınımızı, devrimci vatanseverlerimizi katlettiler. Yitirdiğimiz başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün vatanseverlerimizi minnet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.
Hiç birini; UNUTMADIK! UNUTMAYACAĞIZ! UNUTTURMAYACAĞIZ!
Saygıdeğer Atatürkçüler, yukarıda adlarını saydığım aydınlarımızı unutmadığımızı, unutturmayacağımız gösterebilmemiz için üstlenmemiz gereken büyük bir misyonun var olduğu düşüncesindeyim. Yukarıda da belirttiğim üzere karşı devrim ala bildiğince azgınlaştılar. Laik Demokratik Cumhuriyetin tüm ayarlarını bozdular. Kurucu Liderimiz ve yakın arkadaşlarına iki ayyaş, keşke Yunan kazansaydı gibi söylemleri ile, dini mabetlerin minberlerinden kılıç göstermeler vb. tavır ve davranışlarla ülkemizi sonu karanlık molan bir tünele sokmak istemektedirler. Bu ucu karanlık tünele girmemek için bizim de tek şansımız kaldığı düşüncesindeyim. O da hepinizin bildiği üzere 2023 te yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi. Amasız, fakatsız, küçük ayrıntılarda boğulmadan, Çanakkale ve 19 Mayıs 1919 ruhu ile tüm Atatürkçüleri, vatanseverleri birlik ve beraberlik içinde olarak, gerekirse sokak sokak, kapı kapı dolaşarak bu seçimde başarılı olmalıyız. Yoksa tünelden önceki son çıkış şansımızı yitirmiş oluruz diye düşünüyorum. Başarılı olamaz isek sonumuzu düşünmek bile istemiyorum.
Sözlerimi son verirken, 30. Adalet ve Demokrasi Haftası’nda emperyalizm ve hain işbirlikçilerinin aramızdan aldığı başta Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu olmak üzere tüm devrim şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.”
Yapılan açıklamanın ardından törene katılanlar Atatürk Anıtı’na ve Uğur Mumcu anısına dikilen ağaca karanfiller bıraktı.