- Umut Milas
- Nisan 30, 2026
Yükleniyor...
Milas’ta küçükbaş hayvancılıkla uğraşan yerleşik Yörükler, sıcaklıkların artmasıyla birlikte hayvanlarının uzayan yünlerini kırkmaya başladı. İmece usulüyle yapılan kırpma etkinlikleri nostalji görüntülere sahne oldu.
Milas’ta küçükbaş hayvancılıkla uğraşan yerleşik Yörükler, sıcaklıkların artmasıyla birlikte hayvanlarının uzayan yünlerini kırkmaya başladı. İmece usulüyle yapılan kırpma etkinlikleri nostalji görüntülere sahne oldu.
Milas’ta Sodra Dağı eteklerinde hayvancılık yaparak geçimini sağlayan çiftçiler, havanın ısınmasıyla hayvanların sıcaktan etkilenmesini önlemek için keçi ve koyunların kıllarını ve yünlerini kırpmaya başladı. Özel olarak üretilen kırkma makasıyla yapılan işlem sonucunda toplanan yünler, kıllar kullanılmak üzere ayrılıyor.
ÇOBANLIĞIN AZALDIĞINI ÜZÜLEREK SÖYLÜYORUM
Yaz sıcağından etkilenmemesi için keçileri kırpan Yörüklerden biri de Milas Yörük Türkmen Kültür Derneği Başkanı- Veteriner Hekim Mevlüt Kiriş; “Hafta sonu havaların ısınması nedeniyle keçilerimizin kıllarını kırklık ile kırktık. Keçi kırkma etkinliğine katılan Müdür Yardımcımız Aslı Kaya hanımefendi de keçi kırkımına yardım etti. Havanın ısınması ile beraber keçi ve koyunların tüyleri kesilir. Amaç hem hayvan refahı hem de kılın ve yünün ekonomiye katkı sağlanmasıdır. Keçinin kılından kıl yaygı, kıl çadır yapılırken koyunun yünü keçe, döşek yatak gibi eşyaların hepsinde kullanılır. Geçmişte kırkım işlemi kırklık denilen bir makas yardımıyla yapılırken günümüzde elektronik makinelerle da yapılmaya başlandı. Ancak biz Yörükler özellikle de derneğimiz üyesi olan Yörükler geçmişimizi unutturmamak adına, çocuklarımıza da göstermek amacıyla eski usul olan kırklık ile devam ediyoruz. Ayrıca sürüler azaldığı için az sayıda kişiler ile yine de imece usulüyle kırkım işini beraber yapıyoruz. Bu hafta sonu son keçi sürüsüne sahip Babam Veli Kiriş’e ait keçilerimizin kıllarını kırktık. Çobanlığın azaldığını üzülerek söylüyorum. Çünkü keçilerin otlayabileceği meralar ve orman alanları azalıyor. Her geçen gün inşaat alanları ve zirai alanlar artırılmakta ve hayvanlar ahırlara hapsedilmektedir. Ancak küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ve üretilmesi sağlam ve geniş mera alanlarına sahip olduğu zaman ekonomik olacaktır” diyerek yapılan kırpma işini aktardı.
SÜLALEMİZDEN SADECE KEÇİSİ OLAN BABAM KALDI
Nüfusun arttığı dünyamızda protein ihtiyacının da arttığını ifade eden Kiriş; “En kıymetli protein kaynağı ürünler hayvansal kaynaklı gıdalardadır. Geçmişte 400-500 hayvana çok kalabalık sürü denirdi. Şimdi ise 50-100 baş hayvana sürü denilmektedir. Özellikle Milas ilçemizde benim ailemin ve sülalemin konar-göçer olarak yaptığımız en az 20 aile vardı. Şimdi ise sülalemizden sadece keçisi olan babam kaldı. O da yaşlandı ve meramız azaldı, ancak ona rağmen elinden geldiğince çobanlığa devam ediyor” diyerek, Yörük geleneğinin yok olmaya yüz tuttuğunu, buna en çok da Milaslı Yörüklerin üzüldüğünü söyledi.