- Oktay Çayırlı
- Kasım 18, 2025
Yükleniyor...
Kötüyüz ve bunun bilincindeyiz; ama yaptığımız her kötülüğün bir bahanesi var. Canlı bombayız, Allah rızası için kötülük yapıyoruz; insanların yaşam tarzına müdahale ederek onların iyiliği için kötülük yapıyoruz; en doğrusunu biz bildiğimiz için diğerlerini kurtarmak için kötülük yapıyoruz; hep mağdur olduğumuz için biraz da onlar mağdur olsun diye kötülük yapıyoruz.
İlk insandan bu yana insanın içinde var iyilik de kötülük de. İyiliğin olmadığı yerde kötülük devreye girmiş hep. Bazı insanlar kötülük tohumlarının serpilip tüm benliğimizi sarmasına izin verirken bazıları da bahçesindeki ayrık otlarını temizler gibi ayıklamış kötülükleri içinden, söküp atmış. Ama insanlık tarihine baktığımızda görüyoruz ki tarihe; acı, kan, zulüm damgasını vurmuş. Kötülük galip gelmiş.
Nedir kötülük?
“Zarar verecek davranış ya da eylemdir.” diyor sözlük. “İyinin zıttı.” diyor bazı kaynaklar. “Şerdir” diyor dini kaynaklar, “evrende hüküm süren kötü bir güçtür, şeytan ve ahriman gibi varlıklarda vücut bulur.”
Sadece şeytan ve ahrimanda mı?
İnsan kötüdür! Yoksa niye bu dünya güçlü silahlarla korunan sınırlarla bölünmüş olsun; insanlar Amerika’yı keşfettiğinde uçsuz bucaksız topraklarda onlarla yaşamak varken Kızılderilileri katletsin. İnsan kötüdür! Yoksa niye kutsal kitaplarda dahi hırs, güç ve iktidar mücadeleleri yer alsın; Afrika’yı fethettiğinde kıta halkıyla beraber yaşamak yerine onları köleleştirip onlara zulmetsin; şu koskoca dünyada bin yıllardır kendi türüyle bu kadar savaşsın?
İnsan kötüdür! Çünkü insanlık tarihi Hiroşima’yı, hastalıklı fikirlerinin egemenliğini sağlayabilmek için katliamlar yapan Hitler’i, gelişmiş devletlerin üstüne saldırıp tüm tiyatroları, kütüphaneleri, medeniyeti yakıp yıkan tiranları, toprak savaşlarını, katliamları, cadı avlarını, işkenceleri anlatıyor bize. Kendi ülkesinde, kendi halkına adaletsizliği, idamları, açlığı, her anlamda sürünmeyi reva gören liderleri anlatıyor.
Peki, niye hep kötülüğü seçtik?
Saturninus bunu, “Kötülük yapmak hayli kolay ve alçakça bir şey, iyilik yapmak da ortada bir tehlike olmadığı zaman sıradan bir şeydir. Oysa ortada tehlike olduğu zaman iyilik yapmak erdemli kişinin başlıca görevidir.” diyerek açıklıyor.
Niçin kötülüğü seçtik? İçimizde biriktirdiğimiz kıskançlık, açgözlülük, vicdansızlık, merhametsizlik gibi duygularımızdan dolayı.
Ne zaman kötülüğü seçtik? Elimizde güç olduğunda!
Kötülük çağında yaşıyoruz. Her gün dünyanın ve de ülkemizin her yerinden irinli sivilceler gibi çıkan kötülük haberleriyle başlıyoruz güne ya da bizzat bize yapılanı yaşıyoruz.
Dini kullanarak, parayı kullanarak, ahlakı kullanarak besleniyor cahil kötüler, kötülük tiranları tarafından.
İnsanlar hasta.
İnsanlar işsiz.
İnsanlar aç.
Mevcut kanunların bile kişiye özel yorumlandığı günlerden geçiyoruz. Vasatlık, çifte standartlık paçalarımızdan akıyor. Gücü ele geçiren en güçlü ben olayım, herkes bana tâbi olsun, sadece ben hükmedeyim derdinde. Ve kötü tek değil. Her zaman ona güç veren kirli piyonları var çevresinde. Zalim, piyonlarından; piyonları, zalimden besleniyor. Kötülük başladı mı domino etkisiyle tüm çürükleri tetikliyor, vücudun kılcal damarları gibi ülkenin her kademesine, her zümresine, her noktasına yayılıyor.
Kötüyüz ve bunun bilincindeyiz; ama yaptığımız her kötülüğün bir bahanesi var. Canlı bombayız, Allah rızası için kötülük yapıyoruz; insanların yaşam tarzına müdahale ederek onların iyiliği için kötülük yapıyoruz; en doğrusunu biz bildiğimiz için diğerlerini kurtarmak için kötülük yapıyoruz; hep mağdur olduğumuz için biraz da onlar mağdur olsun diye kötülük yapıyoruz. Bile isteye yapıyoruz; ama hep iyiliğimizden. Onlar düşünemez ben onlar için düşünürüm, onlar harcayamaz ben onların parasını da harcarım, bana başkaldıramaz; çünkü ben her şeyi çok iyi bilirim. İşte kötü; bu cahilliğiyle, bu kibriyle kol kola ne kadar mükemmel olduğunu düşünerek zulmetmeye devam ediyor. Sokrates’e göre bir kimseyi kötülüğe veya günaha iten şey bilginin yoksun oluşudur!!!
Tıpkı günümüzdeki gibi: bakın tüm kötülere cahillik paçalarından akıyor!