- Oktay Çayırlı
- Kasım 18, 2025
Yükleniyor...
Mutfaktan neredeyse tüm eve yayılan o büyüleyici kokuyu aldın mı? O tarifsiz kokunun çekim alanına girdin mi? Mmmmmmmm… kokuyu takip et. Kahven hazır!
Boşuna dememiş atalarımız , ” Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” diye. Neden mi?
Mutfaktan neredeyse tüm eve yayılan o büyüleyici kokuyu aldın mı? O tarifsiz kokunun çekim alanına girdin mi? Mmmmmmmm… kokuyu takip et. Kahven hazır!
Boşuna dememiş atalarımız , “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” diye. Neden mi?
Çünkü sabah eve dağılmış kahve kokusuyla uyanmak, güne ve içinize yeni bir başlangıç daha yapma gücü verir.
Çünkü soğuk bir kış günü iş çıkışı yüzün, ellerin soğuktan donmuşken bir dostuna uğradığında ikram edilen bir fincan kahve… Soğuğu dışarda bırakmana, içindekileri arkadaşınla samimice paylaşmana yardımcı olur.
Çünkü tıka basa yedikten sonra üstüne çöken ağırlığı üstünden atmana bir fincan sade kahve yardımcı olur.
Çünkü yağmurlu, gri bir günde camın önünden dışardaki doğa şölenini izlerken sen, fonda hafif bir müzik burnunda büyüleyici bir koku… ve bu eşsiz âna eşlik eden damağındaki acımsı tadı veren odur.
Çünkü bir kafeye girdiğinde burnuna çarpan kahve kokusunun dayanılmaz hafifliğidir ortamı, içini ısıtan…
Sabah kahvesiz yapamayanlar, sohbeti kahvesiz çekemeyenler, kahvesiz uyanık kalamayanlar, yorgunluğunu kahvesiz atamayanlar… Çok kalabalığız kahve dostlarım.
Dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecek olduğu söyleniyor kahvenin. Pek çok çeşidi var kahvenin. Yapılışına göre (Türk kahvesi, espresso, americano, espresso con lamba, filtre kahveler), çekirdeğinin türüne göre (arabica, robusta), yetiştiği bölgeye göre ( Etiyopya, Kenya, Brezilya, Kosta Rika …) farklı kahveler var. Biz yıllardır hatta yüzyıllardır Türk kahvesini içiyoruz keyifle; ama günümüzde çok daha farklı lezzetlere ulaşma imkânımız var artık.
Ana vatanı Etiyopya’nın Kaffa bölgesi olan kahvenin Osmanlı topraklarına 16.yy’da geldiği sanılmakta. Kahvenin gelişiyle ilgili değişik rivayetler var: Bir rivayete göre İstanbul’a Araplar tarafından getirilen kahve bu büyülü şehirde kendini kabul ettirebilmek için büyük mücadeleler vermiş başlarda. Kahve içen erkeğin karısının boş olacağına dair fetvaların bile verildiği ortamda mücadeleyi kahve kazanmış ve Osmanlı’da tiryakilik başlamış. Kahveyi Avrupa’yla tanıştıran Osmanlılar seferlere giderken yanlarına çuvallar dolusu kahve almayı ihmal etmezmiş.
Osmanlıdan sonra Avrupa’da da kahve tiryakiliği yaygınlaşmış. Bugün eserleriyle dünyaca tanınan pek çok ünlünün yaşadıkları dönemde kahve tiryakisi olduklarına dair çarpıcı bilgiler var elimizde. Mesela: Fransız deneme yazarı Marcel Proust yazarken mutlaka espresso içermiş. Honore de Balzac gerçek bir kahve tutkunuymuş. Uzun çalışma saatlerine özel karışım kahveler eşlik eder, günde yaklaşık elli fincana kadar kahve içebilirmiş. Victor Hugo güne mutlaka kahveyle başlar, kahvesine iki de çiğ yumurta kırarmış. Ünlü düşünür Voltaire’in de günde 50 fincan kahve içtiği söylenir. Beethoven de kahve tiryakisi ünlülerdendir; hatta öyle ki özel kahve ritüelleri varmış ünlü bestecinin. İdeal kahvenin 60 kahve çekirdeğinin öğütülmesiyle elde edilen miktardan yapılan kahve olduğuna inanıyor her seferinde çekirdekleri saymayı ihmal etmiyormuş. Viyana kafelerinde zaman geçirmeyi seven sanatçı güne 60 çekirdeklik kahvesiyle başlarmış. Johann Sebastian Bach günde üç kez kahve içmenin yararlarından bahseden “Coffee Cantata” isimli bir müzikal yazmış.
Ünlü sanatçıların, dâhilerin kahveye bu kadar düşkün olmasının tek sebebi eşsiz tadı değil elbette. Kahvenin zihin açma, enerji verme, odaklanmayı sağlama gibi özelliklerinin olması da tiryakilikte etkili. Saydıklarımız dışında kahve, diyabete ve bazı kanser türlerine karşı vücudumuzu korur, metabolizmanın hızlanmasını sağlar, depresyon ve alzheimer riskini azaltır; aynı zamanda güçlü bir antioksidandır, kolesterolü düşürür. Vücut direncini arttırır, idrar söktürücüdür… Sen neymişsin be kahve!
Günümüzde yeni nesil kahve zincirleri, butik kahveciler büyük şehirlerde çok yaygın. Fakat büyük şehirlerin aksine ne yazık ki Milas, gurme kahve dükkanları ve kafeler açısından oldukça kısır bir yer. Ama gene de bir kahveci önermek isterim size. Eğer salı pazarı dönüşü biraz soluklanıp bir kahve eşliğinde yorgunluğunuzu atmak isterseniz ya da Milas’ın eski sokaklarında kaybolmak istediğiniz bir gün yeni bir keşifte bulunmak isterseniz Hacı İlyas, Sünnetçi Sokak’taki “Profussion Coffee Roasters” a bir uğrayın. Dünyanın dört bir yanından gelen kahveleri deneyin. Zaten sokağa girdiğinizde Elif Hanım’ın küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk misali dükkânından yayılan kahve kokusu sizi kayıtsız kalamayacağınız bir maceraya davet edecektir.
Bir fincan kahve alır mısınız?