- Dolar: 44.7639 - Euro 52.6643
EUR Alış: 52.6643
EUR Satış: 52.8754

Doğru Sorulara Doğru Cevaplar – 2

“Çocuklarımızın doğru gelişimini sağlamak için yetişkin olarak bizler neler yapmalıyız? Onların sosyal becerilerini, yaşam becerilerini, kişiliklerini geliştirmelerine nasıl katkı sağlarız?


  • Fatih Muhammet Köse - Kasım 24, 2021 -




Bir önceki köşede kaleme aldığım “Doğru Sorulara Doğru Cevaplar-1” yazısına 2 haftalık süreçte bazı dönüşler oldu. Okurlarımızdan, yazının amacına uygun bazı sorular aldım. Genellikle yöneltilen soruları bu yazımda biraz açacağım. Gelen soruya doğru cevapları vermeye çalışacağım. Bir sonraki sayımızda da birçok alanı derinden etkisi altına alan değişim ve dönüşüm sürecinde eğitim alanında nasıl ilerlememiz gerektiğini açmaya devam edeceğim.
Peki, gelen soru nedir?
“Çocuklarımızın doğru gelişimini sağlamak için yetişkin olarak bizler neler yapmalıyız? Onların sosyal becerilerini, yaşam becerilerini, kişiliklerini geliştirmelerine nasıl katkı sağlarız?
Bazı cevapları sıralayalım. Okurken dikkat edelim. Çünkü bazı cevaplar gerçekten anne-baba olarak bizleri duygusal anlamda zorlayabilir. Ancak, çocuklarımızın geleceği için bununla başa çıkabileceğimizi düşünüyorum.
1. Hareketsizlik, başta beyin olmak üzere tüm bedenimizin en büyük düşmanıdır. Harekete ihtiyaç çocuklarımız için daha elzem bir durumdur. Günümüz teknolojisinin getirmiş olduğu her tuş (bilgisayar, tablet, telefon, bulaşık makinesi vb. cihazların tuşları) bizim de dahil olduğumuz ve çocuklarımızı da içine alan genel bir hareket kısıtlılığına yol açmaktadır. Mümkün mertebe onları hareketsizliğe sevk ediyorsa bu tuşlardan uzak tutmaya çalışmalıyız.
2. “Leb demeden leblebiyi” çocuklarımız için mümkünse anlamamalıyız. Bırakın biz anlayana kadar anlatsın, açıklasın. Bu durum istekleri içinde geçerlidir. İhtiyacı olduğunu bize kanıtlasın. Her şeyi daha o istemeden önüne sunmamalıyız.
3. Hayata dair sloganları (örneğin; büyüklere saygı küçüklere sevgi duyulur. Olumludur. Ancak neden saygı-sevgi duyulur? Nasıl saygı-sevgi duyulur? Bunların cevapları yoktur ve çocukta konuyla ilgili derinlik yok olur.) paylaşmaktan uzak durmalıyız. Beynin sorgulamasını, düşünmesini çoğu zaman kalıcı olarak durduran güçlü araçlardır sloganlar. Açıklayıcı olmalıyız. Rehber olmalıyız. Ama olayı kendi bildiğimiz bir slogan ile derinlikten uzak şekilde kapatmamalıyız. Benzer bir durum hayatımız boyunca sorgulamadan edindiğimiz alışkanlıklarımız ve inançlarımız için de geçerlidir.
4. Her durumda onlara kol kanat germemeliyiz. Her türlü riskten onları korumamalıyız (yaşına uygun olmayan riskler hariç). Her zaman yanlarında olamayız. Bırakalım problem çözmesini, öz denetimini, iletişim becerisini, analitik düşünmesini, yaptıklarının ve yapacaklarının sorumluluğunu almasını öğrensin. Pamuklar içinde büyümesin.
5. Derin düşünmesi için elimizden geleni yapmalıyız. Bir konuyla ilgili çözdüğü her basamak sonrasında bir üst düzey bilişsel soru daha yöneltmeliyiz. Kesinlikle çocuğumuzun annem-babam konuyu bilmiyor düşüncesine kapılır mı endişesi duyarak tüm cevapları onun için vermemeliyiz. Bizlere cevaplarını bilmediğimiz sorular yönelttiklerinde “Ben de bilmiyorum. Hadi araştıralım.” şeklinde rol model olmalıyız.
6. Hayatında daha önce karşılaşmadığı sorunlarla karşılaştığında hazırlıklı olsun diye bildiğimiz çözümleri onlara ezberletmemeliyiz. Belki de bu sayede kendisi o sorunla karşılaştığında daha orijinal bir çözüm ile sorunu bertaraf edebilir. Bunu ona çok görmemeliyiz.
7. Büyük işler gerçekleştiren insanlardan örnekler verelim. Verelim ama sadece isminden bahsetmeyelim. Bu kişilerin bu konumlara gelirken geçirmiş oldukları süreçten, yaptıklarından, yaşadığı zorluklardan, gösterdikleri azim ve kararlılıklarından bahsetmediğimiz sürece çocuklarımızın bilinçaltına sadece bu kişiler karşısında bizler ezik kişilikleriz mesajını vermekten başka bir şey yapmayız.
8. “Geçmişte bir şeyler icat etmek kolaydı. Şimdi öyle mi? Her şeyi icat etmişler.” düşüncesinden ve bunu çocuğumuza yansıtmaktan koşar adım uzaklaşmalıyız. Dünya döngüsünde her yeni durum yeni bir ihtiyacı doğurur. Nitekim günümüzde yaşanan çok fazla yeni durum olduğu için daha fazla icat etmemiz gereken şey bulunmaktadır. Bu bakış açısını onlara da hissettirmeliyiz.
Ekonomi içerisinde bir tabir vardır; “Paylaştıklarım yatırım önerisi değildir” diye. Bilakis, yukarıda paylaştıklarım tamamen bir yatırım önerisidir. İnsana yapılacak yatırım için geçerlidir. Cevaplarımızı elbette çoğaltabiliriz. En genel olabilecekleri sizler için derlemeye çalıştım.
Tüm bu değişim içerisinde çocuklarımızı yönlendirecek ve geleceğe hazırlayacak olanlar başta aileler olmak üzere onların gelişimlerine büyük bir özveri ile katkı sunan öğretmenlerdir. Geleceğe dair çok az şeyi bildiğimiz bu dönemde kendisini sürekli güncel tutmaya çalışan, öğrencilerini kendi çocuğundan ayırmayan, mesai kavramı gibi bir sınırı olmadan çalışan ve bu yola emek veren tüm öğretmenlerimizin, öğretmenler günü kutlu olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir

  • Oktay Çayırlı
  • Kasım 18, 2025
O AN…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
İNADINA CUMHURİYET…
  • Umut Milas
  • Ekim 28, 2025
HİLAL UĞRUNA
  • Sevgi Kokun Çayırlı
  • Kasım 15, 2024
MİLAS’IN KİMLİĞİ ZEYTİN
  • Konuk Yazar
  • Kasım 15, 2024
BİLGE AĞAÇ