- Umut Milas
- Nisan 27, 2026
Yükleniyor...
Ankara’nın Nallıhan ilçesindeki Çayırhan Termik Santrali’nin maden sahasıyla birlikte özelleştirilmesi kararına karşı maden işçileri, üç günlük yürüyüş sonucunda Ankara’ya ulaşarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde yeniden iktidara seslendi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2025 yılı özelleştirme programı kapsamında Çayırhan Termik Santrali ve maden sahasını altı yılda taksitli şekilde ödenmek üzere satışa çıkarmasına karşı maden işçileri ve muhalefet tepkisi devam ediyor.
Maden sahasında 20 Kasım 2024’ten beri nöbet eylemiyle seslerini duyurmaya çalışan işçiler, özelleştirme sonrasındaki haklarıyla ilgili beklentilerine de yanıt bulamadıklarını ifade ediyor.
İşçiler adına TÜRK-İŞ’e bağlı Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İş) ile Türkiye Maden İşçileri Sendikası’nın (Maden-İş), bakanlıkla yürüttüğü müzakere sürecinde, özelleştirme yerine devlette karlı üretim koşullarını ve maden sahası ile santraldeki çalışanların özlük haklarını koruma başlıklarında anlaşmaya varılamadı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme Dairesi Başkanlığı’nın ise, Çayırhan Termik Santrali’nin özelleştirilmesi ihalesini son teklif verme tarihi olan 4 Mart ardından sonuçlandırması söz konusu. İhalede son teklif verme tarihi geçmişte 4 Aralık 2024 olarak yer alıyordu.
Ankara merkezinde Anıtpark basın açıklamasından sonra bakanlık önüne yapılan yürüyüşe CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile milletvekilleri Cevdet Akay, Umut Akdoğan ve Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş ile Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, DEVA Parti Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin de destek verdi.
CHP eski milletvekili ve daha önce Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik santrallerinin ve maden ocaklarının özelleştirilmesine karşı büyük bir direniş gösteren Yatağan Maden İş Sendikasının başkanı olan Süleyman Girgin ve kendisinden sonra Yatağan Maden-İş Başkanlığı yapan Osman İlhan, Çayırhan işçilerinin mücadelesine destek için Çayırhan işçilerini ziyaret ederek yürüyüşe katıldılar.
CHP genel merkez yöneticileri, milletvekilleri ile Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da kaldığı yürüyüş sonrası Süleyman Girgin, sosyal medya üzerinden yayınladığı mesajında şu görüşlere yer verdi:
“Devlet et mi satar, süt mü satar, bez mi satar, şeker mi satar” diye diye Sümerbank, şeker fabrikaları ile başlatılan özelleştirme süreci, stratejik öneme haiz elektrik üretim tesislerini de en sonunda içine almış ve 20 yıllık AKP iktidarı döneminde satılmadık neredeyse hiçbir şey bırakılmamıştır.
”Evlek evlek sattık böyle böyle battık “diye bir sloganımız vardı. En sonunda sata sata devletin tüm akarları birilerine peşkeş çekilmiş ve devletin tek gelir kaynağı” vatandaşın cebi” hâline getirilmiştir.
Yanlış ekonomik programlar ve yapılan özelleştirmeler sonunda, halkımız yıllardır süren ekonomik dar boğaza sürüklenmiştir.
Neticede devlet piyasa üzerindeki kontrolünü öylesine kaybetmiştir ki; devlet bez mi satar, şeker mi satar noktasından, patates, soğan satış noktaları açmak zorunda kalacak kadar aciz içine sürüklenmiştir.
Çayırhan termik santral ve maden ocaklarının özelleştirilmesi kararı, maden ve enerji işçilerinin direnişiyle 4 Mart’a ertelenmişti.
Ancak geçen süre içinde olumlu bir adım atılmaması üzerine başlattıkları eylemi sürdürme kararı alan maden ve enerji işçileri Ankara’ya ulaştılar.
Hazine ve Maliye Bakanlığının önünde basın açıklaması Tes-İş Sendikası genel başkanı İrfan Kabalıoğlu ve Maden-İş Sendikası genel başkanı Nurettin Akçul tarafından yapıldı.
Enerji ve Maden işçilerinin bu haklı ve meşru mücadelelerinin yanındayız.
Özelleştirme kararından derhal vazgeçilmeli, Çayırhan Linyit İşletmesi ve Çayırhan Termik Elektrik Santrali kamu eliyle işletilmeye devam etmelidir.
Özelleştirme cumhuriyet ekonomisinin bağrına saplanmış hançerdir, Özelleştirme milletin kaynaklarının cebini doldurması için birilerine aktarılmasıdır.
Özelleştirme yoksulluktur, pahalılıktır, sendikal örgütlülüğün yok edilmesidir.
Neredeyse başağrısına bile iyi geleceği iddia edilen özelleştirmeler ile enerji de ucuzlamamıştır.
“Sistem böyle çalışıyor. Dolayısıyla Çayırhan’ı ayrı tutmanın çok bir anlamı yok ama işçilerin buradaki haklarına bir halel gelmesin” demiş Enerji Bakanı.
Bakana soruyoruz;
Şimdiye kadar yapılan özelleştirmelerin hangisinde işçi mağdur olmamış, esnaf mağdur olmamış, yöre halkı mağdur olmamış, hangisinde verimlilik artmıştır?
Hangisinde ülkenin kaynakları talan edilmemiş, heba edilmemiştir?
Enerji bir kamu hizmetidir.
Tek cümle ile madenler ve termik santralleri kamu eliyle işletilmeli, doğayı ve kültürel varlıkları korumayı öncelemeli, işçi sağlını temel almalıdır!
Özelleştirilen santral ve madenler de acilen kamulaştırılmalıdır.”