- Oktay Çayırlı
- Kasım 18, 2025
Yükleniyor...
Cumhuriyetimizin 101. yılına coşkuyla adım atarken, Umut Milas Ailesi olarak 3. yılımızı kutlamanın gururunu yaşıyoruz.
Üç yıl önce Cumhuriyet’imizin 98. yıldönümünde çıktığımız bu yolda, tarafsız habercilik ilkelerimizden taviz vermeden siz değerli okuyucularımızla buluştuk.
“Hepimize biraz umut lazım” sloganıyla yola çıkan ve Cumhuriyet ruhuyla büyüyen Umut Milas’ın daha nice yıllarda sizlerin sesi olarak Milas’ı en iyi şekilde yansıtmaya devam etmesi en büyük temennimizdir.
Bu yolculuğumuzda yanımızda olan, bizi destekleyen tüm okurlarımıza ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler…
*
İNADINA KUTLANMALI!
29 Ekim 2024…
Cumhuriyetimiz 101 yaşında…
Milli bayramlarımız, AKP iktidarında çeşitli gerekçelerle defalarca iptal edilse de, bu özel günler inadına kutlanmalıdır. Çünkü bu bayramlar, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelemizin ve ülkemizin bütünlüğünün simgesidir. Türk Milleti’nin şehitlerimizin kanı ve gazilerimizin cesaretiyle kazandığı zaferlerin en büyük hatırasıdır. İşte tam da bu nedenle; bayramlarımızı daha bir coşku ile kutlamalı, birlik ve beraberlik ruhumuzu tüm dünyaya göstermeliyiz.
Yakın zamanda Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi’nin (TUSAŞ) Ankara Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesine yönelik gerçekleşen terör saldırısında 5 şehit verdik, yaşanan üzücü olayda 22 vatandaşımız ise yaralandı. Yüreklerimizi dağlayan bu acı olayın ardından ise “29 Ekim programları iptal olacak mı?” soruları sorulmaya başlandı. Terör saldırılarının ardından tören programlarını iptal etmek şehitlerimizin ve gazilerimizin emek ve fedakarlıklarına yapılan bir saygısızlıktır.
Karanlığa karşı inadına aydınlığa yürümeli, Cumhuriyetimizin değerlerine daha sıkı sarılmalı, bu özel günlerde milletçe bir araya gelerek birlikteliğimizi pekiştirmeliyiz. Cumhuriyet Bayramı, tarihimizin en anlamlı günlerinden biridir ve inadına coşkuyla kutlanmalıdır.
Bu bayram, sadece bir tatil değil; milletimizin bağımsızlık mücadelesi, direnişi ve zaferidir. Bu ruhu korumak, geleceğe taşımak ve bizlere verilen emaneti gelecek nesillere aktarmak, hepimizin ortak sorumluluğudur.
*
Can Baba’nın “YAŞASIN CUMHURİYET” şiiri ile yazımızı sonlandıralım…
Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu’da
Televizyonda gösterdiler geçen gün.
Gelenek edinmiş köy halkı,
‘Ben kendimi bildim bileli bu böyledir’
Diyor muhtar:
29 Ekim’de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını…
Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
Kirvesi tutmuş kolundan
Yatırdılar bir kamp yatağına,
Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
Elinde bıçağıyla,
Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
‘Yaşasın Cumhuriyet’ diye
Bunun üzerine de ekran karardı
Korkarım bu, sade gölköylülerin değil, umumumuzun
Sade küçüklerin değil, büyüklerimizin de
Düştüğü bir tarihsel yanılgı
Çünkü sünnet değil, farzdır Cumhuriyet
Sünnet değil farzdır farzdır cumhuriyet
CAN YÜCEL