- Dolar: 44.6676 - Euro 52.6576
EUR Alış: 52.6576
EUR Satış: 52.8686

CUMHURİYET’İMİZİN 98. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Ülke genelinde büyük bir coşku ile kutlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, ilçemizde de renkli görüntülere sahne oldu. 29 Ekim sabahı Atapark Meydanı’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program konuşmaların yapılması, şiirlerin okunması, halk oyunları gösterisi ve yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesiyle sona erdi.Kutlama programının akşam bölümünde ise […]


  • Umut Milas - Ekim 31, 2021 -




CUMHURİYET’İMİZİN 98. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

Ülke genelinde büyük bir coşku ile kutlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, ilçemizde de renkli görüntülere sahne oldu. 29 Ekim sabahı Atapark Meydanı’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program konuşmaların yapılması, şiirlerin okunması, halk oyunları gösterisi ve yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesiyle sona erdi.Kutlama programının akşam bölümünde ise Salı Pazarı önünden başlayan Fener Alayı, Atapark Meydanı’nda gerçekleşen Ali Altay konseri ile sona erdi.
Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, 98 yıllık Cumhuriyetimizin hangi şartlarda kurulduğunu bir kez daha gözler önüne sererken, Cumhuriyete sahip çıkmanın her Türk vatandaşı için bir görev olduğunun altını çizdi.
Başkan Tokat konuşmasında şunları dile getirdi:
“28 Ekim 1923 akşamı toplandılar, kafa kafaya verdiler. Ortam kasvetliydi. Tarih, sanki donmuştu, nefesler tutulmuştu. Büyük komutan, Büyük Önder, o emin ve gür sesiyle atıldı. “Efendiler yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” dedi. Ertesi gün ilan ettiler de…
30 Ekim 1923… Daha cumhuriyetin ilk günü İsmet İnönü’ye şöyle bir mektup yazdı.
Cumhuriyetin ilk günü, Cumhuriyetin ilk Cumhurbaşkanı, Cumhuriyetin ilk Başbakanına şöyle dedi: “Sevgili paşam, cumhuriyetin ilk Başbakanı olarak seni düşündüm. Dur, hiç itiraz etme… Niye seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın. Bizi, yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü, cephe komutanı ve Lozan baş delegesi olarak elbette biliyorsun. Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını, Lozan dönüşü, sen bize anlatmıştın. Ben sana şimdi bildiğinden daha acıklı olan genel durumu özetleyeceğim.
Bize; geri, borçlu, hastalıklı bir miras kaldı. Hedefimiz, milli iktisat… Bağımsızlığın sürekli olması için, iktisadi bağımsızlık, temel ilkemiz olmalı. Osmanlı bu gerçeği çok geç fark etti. Fark ettiği zaman iş işten geçmişti. Cumhuriyete uygun bir anayasaya gerek var. Bu zor durumdan nasıl çıkabileceğimizi gösteren ne bir örnek var önümüzde ne de bir deney… Ama yılmamak, ucuz geçici çarelerle yetinmemek, halkı kurtarmak için sorunları çözmek, kalkınmak, ilerlemek, milli egemenliğe dayalı uygar ve özgür bir toplum oluşturmak, yüzyılımızın düzeyine yetişmek, kısacası çağdaşlaşmak… Bu büyük ideali tam olarak başarmak zorundayız.
Bu ana kadar bu ideali koruyarak geldik. Bundan sonra daha hızlı yürümek zorundayız. Bunun için gerekli yöntemi, yolu birlikte arayıp, bulacağız. Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız. Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği kutsal görev bu. Bu büyük görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak isterim. Allah yardımcımız olsun.”
Değerli hemşerilerim; bu mektubun uzun halini hepinizin okumasını tavsiye ediyorum. Nasıl bir miras alındığını ve yokluklar içerisinde nasıl bir zafer kazanıldığını, nasıl bir cumhuriyet kurulduğunu çok güzel özetlemiş Atamız.
Kurtuluş Savaşımız tarihin en meşru savunma savaşlarından biridir. İşte cumhuriyet bu zafer üstüne kurulmuş dünyanın en büyük gelişme hamlelerinden ve devrimlerindendir. O dönemde elde ettiği kalkınma ilerleme başarısı bir daha yakalanamamıştır. Gerek zaferimiz, gerekse cumhuriyetimiz, tüm mazlum uluslara örnek olmuştur. Ve her ikisi de, yokluklar içindeki bir ulusun, Büyük Başkomutan ve lider Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, topyekün kalkışmasıyla başarılmıştır.
“En büyük bayramımız”
Cumhuriyet en büyük bayramımızdır. Bir aydınlanma devrimidir. Bilimi rehber edinmiştir. Laiktir. Kendi öz kaynaklarıyla başarılmış bir kalkınma hamlesidir. Bir çağdaşlaşma projesidir. Kimsesizlerin kimsesidir. Bireylerin eşitliği esasına dayanır. Antiemperyalisttir.
Tam bağımsızlıkçıdır. Egemenliğin kayıtsız şartsız ulusundur. Yurtta sulh dünyada sulh anlayışıyla hareket eder. Hedefi tam çağdaş demokrasidir.
Değerli Milaslılar; cumhuriyet bizim her şeyimizdir. Cumhuriyet gökten zembille inmemiştir. Yolda da bulunmamıştır. Ancak üzülerek söylüyorum, tarihimizin çok önemli bir kısmı; cumhuriyetimizi yıkmaya, içini boşaltmaya veya dönüştürmeye dönük karşı devrim çabalarıyla doludur. Bugün de bu çabaların devam ettiğini görmekteyiz.
En büyük değerimiz olan Cumhuriyetimizi geliştirmek yerine, yıpratılmaya ve geriletilmeye çalışılmaktadır. Ulus olarak, bu konuda çok bilinçli, kararlı ve uyanık olmak zorundayız. Çünkü Büyük Atatürk, Cumhuriyeti, en büyük eserim diyerek onu, yükseltme ve yaşatma görevini bize vermiştir.
Değerli Hemşerilerim;
Cumhuriyetimiz zor günler yaşıyor. Baksanıza kutlamak bile büyük sorun teşkil ediyor. Eskiden hastalıklarını bahane edip kutlamaya katılmayan devlet yöneticileri, şimdi de halkın hastalığını bahane ettiler.
“Cumhuriyetimiz tehdit altında”
Cumhuriyetimiz ciddi iç ve dış tehdit altında… Bugünkü Cumhuriyet maalesef Atatürk’ün Cumhuriyetinden çok uzakta… Artık; ulus egemenliğine dayalı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni temel alan, kuvvetler ayrılığı ilkesini kabul eden, uygar demokrasiyi hedefleyen, yurtta ve dünyada sulh arayan, laik, bilime dayanan, halkçı, kadın-erkek eşitliğini savunan, planlı kalkınmayı esas alan, fikri, vicdanı ve irfanı hür nesiller yetiştirecek bir eğitim sistemini önemseyen, yargının tarafsız ve bağımsızlığına dayalı, üretimi önceleyen, emeği en büyük değer sayan, liyakata dayalı, doğru ve dengeli dış siyaset yürüten, öz ulusal değerlerimizi önemseyen, kurucu iradeye bağlı, Atatürk’e ve devrimlerine saygılı bir yönetim yok başımızda…
Ekonomi, siyaset, yönetim, uluslararası ilişkiler, iç ve dış barış, eğitim, adalet, bilim, kültür-sanat ve hatta spor alanlarında tarihimizin en derin krizini yaşıyoruz.
Değerli Hemşerilerim;
Bu zor günleri aşma adına yeniden cumhuriyetin kurucu ayarlarına dönmek zorundayız. Emperyalizme karşı tam bağımsızlıkçı olmalıyız. Ulus egemenliğine dayalı çoğulcu parlamenter sisteme dönmeliyiz. Kendi öz kaynaklarıyla planlı ekonomik kalkınma seferberliği başlatmalıyız. Fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür nesiller yetiştirmeliyiz. Bilimi temel referans almalıyız. Yurtta barış, dünyada barış anlayışıyla uluslararası ilişkiler geliştirmeliyiz. Çoğulcu, özgürlükçü, hukuka saygılı, sosyal adaletçi yönetim anlayışını benimsemeliyiz. Tutarlı ve kişilikli bir dış siyaset gütmeliyiz. Şartlar ne olursa olsun Atatürk’e ve Cumhuriyete bağlılıktan asla vazgeçmeyeceğiz. Umudumuzu asla yitirmeyeceğiz.
Değerli Hemşerilerim; işte bu duygularla Cumhuriyet Bayramınızı yürekten kutluyorum. 98’nci doğum günün kutlu olun Cumhuriyetim.
Bize Cumhuriyeti armağan eden, başta Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşları olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimize şükranlarımı sunuyor, minnetle anıyorum.
Cumhuriyetimize ve Atamıza sahip çıkma adına konvoyumuza katılan, bu meydanı dolduran, yolda ve balkonlarda desteğini gösteren, tüm halkımıza yürekten teşekkür ediyorum.
Cumhuriyet benim, Cumhuriyet senin, Cumhuriyet hepimizin…
Ne saray ne saltanat ne de hilafet…
Yaşasın kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyet…
Son sözüm şudur… “Sen kimsin? sorusuna tek ve net yanıtım; Atatürk’ün aydınlık yolunda, yurtsever bir Cumhuriyet çocuğuyum.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir