- Umut Milas
- Mart 22, 2026
Yükleniyor...
Yeniköy Kemerköy Enerji, kuruluşunun 10’uncu yılında Milas’ın 24 köyünde yürüttüğü kapsamlı saha çalışmasını bir kitap projesine dönüştürdü. “Anlatılan, Aktarılan, Yaşayan Hikâyeleriyle Bizim Köylerimiz” adlı kitap, bölgenin sözlü tarihini, kültürel hafızasını ve kırsal yaşamın dönüşümünü köy sakinlerinin anlatımlarıyla kayıt altına alıyor.
Toplum için hayata geçirdiği projelerle Milas’taki sosyal etkisini güçlendirmeye devam eden Yeniköy Kemerköy Enerji, 10’uncu yılı vesilesiyle faaliyet gösterdiği coğrafyaya farklı bir perspektiften yaklaşarak bölgenin hafızasına katkı sunacak bir kitap projesine imza attı. Kitapta insan hikâyeleri ön plana çıkarıldı.
Bu yaklaşım çerçevesinde aylar süren saha çalışmasında 24 köy ziyaret edildi; köylerin hafızasını yaşatan en eski sakinleriyle, muhtarlarla, zeytin üreticileriyle, halı dokuyan kadınlarla ve bölge sakinleriyle bire bir görüşmeler gerçekleştirildi.
Saha çalışmaların ürünü olan “Anlatılan, Aktarılan, Yaşayan Hikâyeleriyle Bizim Köylerimiz” kitabı, yalnızca bir kurumsal yayın değil; sözlü tarih niteliği taşıyan kapsamlı bir çalışma olarak öne çıkıyor.
KÖKLERİ GÜÇLÜ BİR COĞRAFYADA DEĞİŞİMİN HİKÂYESİ
Karya’dan Osmanlı’ya uzanan çok katmanlı geçmişi, zeytinlikleri, halıcılık geleneği ve Yörük kültürüyle Ege’nin en karakteristik havzalarından biri olan Muğla’nın Milas ilçesinin geçmişte tütün, zeytin ve dokumacılıkla şekillenen köy ekonomisi, zamanla yeni üretim alanları ve farklı istihdam imkanlarıyla çeşitleniyor. Geleneksel üretim biçimleri hafızadaki yerini korurken kırsal yaşam değişen koşullara uyum sağlayarak varlığını sürdürüyor. Kitapta öne çıkan başlıklardan biri, kırsal yaşamın yıllar içinde geçirdiği bu dönüşümün çok boyutlu yapısı.
Halı tezgâhlarının yoğun olduğu dönemler bugün daha çok bir hatıra olarak anlatılsa da bu kültür, bölgenin kimliğinde yaşamaya devam ediyor. Zeytin ise hâlâ Milas’ın en güçlü ortak paydası. Asırlık Memecik ağaçları yalnızca bir gelir kaynağı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel bir miras olarak anlatıların merkezinde yer alıyor. Bu bilgiler, köy sakinlerinin paylaştığı anılar aracılığıyla, hem bölgenin kültürel hafızasını gelecek kuşaklara taşıyan hem de kırsal yaşamın zaman içinde nasıl değiştiğini gösteren değerli bir sözlü tarih kaydı oluşturuyor.
Kitap, Bağdamları’ndan Türkevleri’ne uzanan coğrafyada köy isimlerinin ardındaki hikâyeleri, dayanışma kültürünü, üretim alışkanlıklarının dönüşümünü ve yerel hafızanın bugüne nasıl taşındığını bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Bu yönüyle kırsalın durağan değil, değişim içinde süreklilik üreten yapısını görünür kılıyor.
“BU ÇALIŞMA, BİRLİKTE YAŞADIĞIMIZ COĞRAFYAYA DUYDUĞUMUZ SAYGININ BİR İFADESİDİR”
Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, çalışmanın şirketin bölgeye bakış açısını yansıtan önemli bir adım olduğunu belirtti. Faaliyet gösterilen coğrafyayla kurulan ilişkinin yalnızca ekonomik değil, sosyal ve kültürel bir boyutu olduğuna dikkat çeken Işık, “Bu projede amacımız köyleri anlatmak değil, köylerin kendilerini anlatmalarına alan açmaktı. Görüşmelerde duyduğumuz her hikâye; bir ailenin, bir yaşam biçiminin ya da bir köy kültürünün izlerini taşıyordu. Bir köyün hafızası, yalnızca geçmişi değil, bugünü ve yarını da taşır. Bu kitapta duyduğumuz her cümle, aslında bir yaşamın özeti gibiydi. Biz sadece o sesi görünür kılmaya çalıştık. Her köy, kendi sesiyle Milas’ın geleceğine iz bıraksın istedik.” dedi. Çalışmanın uzun ve titiz bir saha sürecinin ürünü olduğunu vurgulayan Işık, ekiplerin aylar boyunca köyleri ziyaret ettiğini, köy büyükleri ve üreticilerle bire bir görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti.
“KIRSALIN SÖZLÜ TARİHİYLE MİLAS’IN GELECEĞİNE İZ BIRAKTIK”
“Bizim Köylerimiz” kitabının Yayın Koordinatörü Leyla Atay, kırsal belleğin dönüşümünü içeriden bir bakışla ele almaya çalıştıklarını belirtirken, “Bu kitapla amacımız yalnızca köyleri anlatmak değil; Milas’ın belleğinde yaşayan hikâyeleri sözlü tarih aracılığıyla görünür kılmaktı. Köylerde yaptığımız görüşmelerde fark ettik ki her anlatı, geçmişe ait bir hatıra olmanın ötesinde, bu toprakların nasıl değiştiğini gösteren güçlü bir tanıklık. Yaşlıların hafızasında saklı kalan anılar ve gündelik hayatın içinden süzülen küçük ayrıntılar, Milas’ın tarihini ete kemiğe bürüdü. Kitapta yer alan her anlatının, bölgenin kültürel mirasını yaşatıp gelecek kuşaklara aktarmak adına önemli bir adım olduğuna inanıyoruz.” dedi.
TOPLUMSAL ETKİYİ GÖZETEN BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM
Yeniköy Kemerköy Enerji, enerji arz güvenliğinin sağlanması ve yerli kaynağın ekonomiye kazandırılması amacıyla yürütülen faaliyetleri yalnızca teknik ve hukuki boyutuyla değil, sosyal etkileri gözeten kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Bu yaklaşımla hazırlanan Sosyal Etki Planı, yerel paydaşlarla sürdürülebilir ilişkiler kurulmasını, sosyal risklerin erken aşamada tespit edilmesini ve kamulaştırma sürecinin de şeffaf bir iletişimle yürütülmesini amaçlıyor.
Kamulaştırma sürecinin yalnızca üretim faaliyetleriyle sınırlı görülmediğini vurgulayan Işık, “Enerji arz güvenliğinin sağlanması için maden sahasındaki rezerve ulaşmak büyük önem taşıyor. Bu kapsamda yürütülen kamulaştırma sürecini yalnızca hukuki bir uygulama olarak değil, sosyal etkileri dikkatle yönetilmesi gereken çok boyutlu bir süreç olarak ele alıyoruz. Sosyal Etki Planı kapsamında 6 köyde yaklaşık 134 haneyi kapsayan bir etki alanı üzerinde çalışma yaptık. Amacımız yerel topluluklarla açık iletişim kurarak, yaşlılar ve evde bakım ihtiyacı duyanlar gibi hassas gruplara destek sağlayacak projeler geliştirmek” dedi.
Işık, yürütülen çalışmaların yalnızca hassas gruplarla sınırlı olmadığını belirterek, tarımsal üretimin devamlılığını desteklemek amacıyla zeytin ağaçlarının bilimsel yöntemlerle taşınması, yeni üretim alanlarının oluşturulması, etki alanındaki köylerle birlikte kurulması planlanan Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile bölgedeki tarımsal gelirin güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Sosyal etki çalışmaları kapsamında ayrıca mesleki eğitim olanakları, girişimcilik destekleri ve geçiş sürecine yönelik sosyal destek mekanizmaları da planlanıyor.